uyan... ölüm dediğin karanlık uykundan...
topraktan duvarları yoklayarak ilerlerken, bu labirentin dar koridorlarında ara ışığı... ileri uzattığın titreyen elini bile göremezken, hayal bile etme buradan kaçtığını...... dinle... ulumaya başladığında rüzgar toprağın derinliklerinde...
sarınacağın bir kefenin bile yokken, hissetmeye çalışma sıcak güneş ışığını... ölü nefesin bile havada donarken, düşünme yaşamın seni bir zamanlar saran sıcaklığını... |