PCTurk | Aşk Sevgi Resimleri , Mektupları , silkroad , msn avatarlar , komik
+ PCTurk | Aşk Sevgi Resimleri , Mektupları , silkroad , msn avatarlar , komik » -Her Telden- » Güncel Haberler (Moderatör: Ok4N)Konu:
 Fırat-Kılıçdaroğlu Meclis’te tartıştı
.
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Fırat-Kılıçdaroğlu Meclis’te tartıştı



Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Fırat-Kılıçdaroğlu Meclis’te tartıştı
« : 25 Eylül 2008, 18:35:06 »
Ok4N
Moderator
*



Rep: 1450
Online Online

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5178
1864.00 Forum Lirası

Extra Listesi
Üyeye para gönder
492437901
Üyelik Bilgileri WWW E-Posta


AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mehmet Fırat ile CHP Grup Başkan Vekili Kemal Kılıçdaroğlu, Meclis’te tartıştılar.Tartışmada Kılıçdaroğlu, Fırat’la ilgili hayali ihracat ve uyuşturucu kaçakçılığı yönündeki iddiaları gündeme getirdi. Fırat yanıt verdi.

Tartışmadan sonra açıklama yapan AK Parti Genel Başkanı Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat ile CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, tartışmadan ikna olmadıklarını söylediler .

AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat ile CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu Meclis Basın Toplantısı Salonu’nda biraraya geldi.

Tartışmayı Gazeteci Uğur Dündar yönetti. Dündar, toplantı öncesi salondaki milletvekillerinin gazetecilerin rahat görev yapabilmesi için dışarı çıkmalarını istedi. Ancak izleyici olarak salonda bulunan milletvekilleri dışarı çıkmadı. İki siyasetçi ellerinde çok sayıda dosyayla salona geldi. Birçok televizyon kanalının canlı yayında aktardığı toplantıda yaşanan tartışmalar şu şekilde gelişti:

Toplantıyı yöneten Gazeteci Uğur Dündar, yaptığı açılış konuşmasında, toplantı öncesindeki süreçte iki siyasetçi arasında çok ağır tartışma yaşandığını belirterek, “Her iki değerli siyasetçinin bugüne kadar kendilerine yakışmayan bir üslup kullandığını” söyledi.

Dündar, “Açık oturumun amacı iddiaların belgelerle netleşmesi, kamuoyunun bilgilendirilmesi ve soru işaretlerinin kaldırılmasıdır. Ben her iki siyasetçinin siyasi etik sınırlarını zorlamayacaklarına inanıyorum. Tartışmanın demokrasimize yararlar getirmesini diliyorum. Dışarıdan soru almayacağız. Önce iddia makamı olan Kılıçdaroğlu sözü alacak. İlk iddiası Menas şirketinin hayali ihracat yaptığı iddiasıydı” dedi.

HAYALİ İHRACAT İDDİASI HAKKINDA
Kılıçdaroğlu: “İftira sözcüğü benim kitabımda yoktur. Söylediğim her şey, mutlaka ama mutlaka belgeye bağlıdır. Ben belgeyi bir fotokopi olarak algılamam. Mutlaka o belgenin orijinaliyle fotokopisini bulundururum. Hepiniz hatırlarsınız; Şaban Dişli olayını gündeme getirdiğimde, ‘CHP Kurumsal kimlik olarak iftira atıyor, Kılıçdaroğlu iftira atıyor’ dediler. Olayı sizin takdirinize bırakıyorum. Deniz Feneri olayını hepiniz biliyorsunuz. ‘İftira atılıyor’ deniyor, olay dalga dalga yayılıyor. Daha da büyüyecek gibi görünüyor. Almanya’nın en büyük dolandırıcılık davasında Mehmet Gürhan ile Zekeriya Karaman arasındaki ilişkiyi, genel vekaletnameyi yine ortaya koydum. Konu yine pek çok davaya konu olacak. Dolayısıyla söylediğim her şey doğrudur. Her şeyin belgesi vardır. İftira atmadım, öyle bir alışkanlığım da yoktur.

Daha sonra bir ihbar dilekçesi gösteren Kılıçdaroğlu, Başbakanlık Teftiş Kuruluna yazılan bu dilekçenin altında Dengir Mir Mehmet Fırat’ın imzasının yer aldığını iddia etti. Bu dilekçede, bir gümrük kontrolörünün, mal varlığında izah edilemeyecek haksız artış olduğu, varlığının eşi, çocukları ve kardeşleri üzerine geçildiği bilgisinin yer aldığını ifade etti.

Ukrayna Hükümetinin, Türkiye Cumhuriyet Gümrük İdaresine bir yazı göndererek, MENAS firmasının faturalarının sahte olabileceğini ve bunun incelenmesini istediğini, bunun üzerine olayın bu gümrük kontrolörüne intikal ettirildiğini anlatan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
“Bu olaydan sonra Sayın Fırat, gümrük kontrolörünü şikayet ediyor. Başbakan Sayın Recep Tayip Erdoğan, onay veriyor. ‘Evet inceleyin bakalım buradan ne çıkacak’ diyor. Olay inceleniyor. Kendisi, kardeşleri, küçük çocukları da dahil onlar, bütün yakınları yani, bu kontrolör arkadaşın 7 sülalesi inceleniyor. Sonunda iki müfettişin vardığı sonuç şu: ‘Müfettişliğimizce yapılacak işlem bulunmadığı, bu konuda müfettişliğimizce soruşturma yapılmasına gerek olmadığı kanısına varılmıştır’ deniliyor. Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da ‘haklısınız’ diyor.

Bir politikacının bir müfettişe yönelik olarak, ‘mal varlığınızı çocuklarınızın ve kardeşlerinizin üzerine geçirdiniz ve incelendiğinde bu görülecektir’ diye çok açık ve net bir ifade kullandıktan sonra, Başbakanlık Teftiş Kurulundan iki müfettişin aylarını ortaya vererek çıkardıkları sonuç; bu ihbar dilekçesinin fiyasko olduğudur. Muhbir ben değilim. Şikayetçi ben değilim. Ama olayın ortaya çıkmasını isteyen Sayın Fırat. Suçlanan müfettiş, suçlandığı bütün konulardan Başbakanlık Teftiş Kurulu müfettişlerince aklanıyor.”

Kılıçdaroğlu, Fırat’ın şikayetle yetinmediğini, gümrük kontrolörünü mahkemeye verdiğini, kontrolörün mahkemede de beraat ettiğini anlatarak mahkeme kararını okudu.Kılıçdaroğlu, “Sormak isterim; kim müfteridir, kim müfteri değildir? Benim söylediklerimin hepsi doğru çıktı” diye konuştu.

FIRAT: KONTROLÖR CHP’DEN ADAY ADAYI
Daha sonra Dündar, iddialara cevap vermesi için sözü AK Parti’li Fırat’a verdi. Fırat, hiçbir zaman Kılıçdaroğlu’na “muhbir” demediğini ifade ederek, “Ben müfteri dedim. İkisinin arasında fark var. Muhbir ‘ihbar edendir’, müfteri ‘iftira atandır.’ Dolayısıyla ikisi farklı şeylerdir” dedi.

Siyasetçi olmanın dışında, her vatandaş gibi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğunu kaydeden Fırat, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti Anayasası’nın her vatandaşına verdiği hak ve yetkileri kullanma hakkına sahibim” ifadesini kullandı.

Fırat, Kılıçdaroğlu’na, söz konusu gümrük kontrolörünün 2002 ve 2007 seçimlerinde CHP’den Diyarbakır milletvekili aday adayı olup olmadığını sordu. Fırat, “Eğer aday adayı olmuşsa CHP ile organik bağı vardır” dedi. Hakkındaki iddianın haksız bir iddia olduğu kanısıyla şikayet hakkını yetkili merciler nezdinde kullandığını dile getiren Fırat, Kılıçdaroğlu’nun konuyla ilgili diğer belgeleri okumadığını söyledi. Belgelerin belli bir kısmının okunduğunu ancak devamının okunmadığını belirten Fırat, Başbakanlık Teftiş Kurulunun belgesinin, “Mal beyanı yönünden bir suç oluşmadığını fakat haksız yere beni suçladığından mahkemeye sevk edilmesine karar verilmesi gerektiğini söylediğini” anlattı.

Şikayetlerinden birisinin uygun bulunmadığını ancak diğerlerinin uygun bulunduğunu ve kontrolörün mahkemeye sevk edildiğini ifade eden Fırat, adı geçen kişinin, eşinin ve çocuklarının kendisi hakkında tazminat davası açtığını, mahkemenin bu davayı reddettiğini açıkladı ve mahkemenin ret gerekçesini okudu.

KILIÇDAROĞLU: HAYALİ İHRACAT YAPILMADAN TEŞVİK ALINMIŞ
Bu noktadan sonra CHP’li Kılıçdaroğlu hayali ihracatla ilgili iddiasını açıkladı: “Dengir Fırat’ın ortağı olduğu şirket hayali ihracat yaptı mı? Ortağı olduğu Menas, Mersin’de ihracat yapıyor. İhracat yaptığı için de teşvik alıyorlar. Hazine müsteşarı kontrolör arkadaş olayı soruşturuyor. Sonuçta ihracat yapılmış gibi gösterildiği, ihracattan gelmesi gereken dövizi iç piyasadan toplayıp Merkez Bankası’na yatırıyorlar ve karşılığında teşvik alıyorlar.

Gümrük Teftiş Kurulu bir soruşturma daha açıyor ve o raporda bu iş Menas Yönetim Kurulu Başkanı’na soruluyor. Başkan ‘biz Merkez Bankası’nı mahkemeye verdik’ diyor. Bu konuda görülen mahkeme sonucunda “İhracat yapmadan para transferiyle yapıldığı sabit olduğundan teşviklerin geri istenmesine” kararı veriliyor. Karara itiraz sonucunda aynı sonuç Danıştay’dan da alınıyor. Bu hayali ihracat yapılırken Fırat, bu şirketin yönetim Kurulu Başkan Vekili idi. Ticari sicil gazetelerden baktık. Mersin Ticaret Memurluğu da aynı şeyleri söylüyor.

FIRAT: KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞI KARARI VAR
Ben o şirketin yönetim kurulu üyesi değilim. Bilirkişi raporunda hangi tarihten hangi tarihe yönetim kurulu üyeliklerinin olduğu belli. Ben o tarihte yönetim kurulu üyesiysem iddiaları kabul edeceğim. Ben o tarihte ben sadece anonim şirketin ortağıyım. Bu kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen soruşturma raporunda var. Şirketten milletvekili olunca ayrıldım. Araştırma yapmadan söylüyorlar. Ben çok üzgünüm. Ben şahsen Sayın Kılıçdaroğlu’nun böyle yollara başvuracağını faklı yollara gireceğini beklemiyordum. Ukrayna’dan bir anda İngiltere’ye döndük. 2003 yılında yapılan bir ihracatı Danıştay nasıl dönüp karara bağlamıştır. Bana yöneltilen şey ayrı şimdi söylenen şey ayrı. Eğer zahmet edip Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına bu konudaki hükmü ne olduğunu isteseydi bu belgeler eline geçerdi. Tek taraflı verilen belgeyle beni suçlamasını haksızlık olarak niteliyorum. Başsavcılığın kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin verdiği karar burada, Tarsus Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararı da burada. Bu konuda yapılan iddia asılsızdır, çirkindir. Hukuken de geçersizdir. Bu dosyayı inceyelince bu konuda benden özür dileyecektir diye umuyorum.

KILIÇDAROĞLU: BEN 24 EKİM 2000 TARİHLİ RAPORDAN SÖZEDİYORUM. BURADA HAYALİ İHRACAT AÇIK
Bunun üzerine yeniden söz alan CHP’li Kılıçdaroğlu, Fırat’ın farklı dosyalardan bahsettiğini ileri sürdü. “Birimiz elmadan bahsederken, birimiz armuttan bahsediyor” diyen Kılıçdaroğlu, Fırat’ın sözünü ettiği rapordan kendisinin hiç bahsetmediğini bildirdi.

Kılıçdaroğlu, Fırat’ın ondan aklandığını, bu konuda söyleyecek bir sözünün bulunmadığını ifade ederek, şöyle devam etti: “Yargı kararlarına sonuna kadar saygılıyız. O raporla ilgili olarak giden dosya, 1918 Sayılı kaçakçılığın Men ve Takibine ilişkin dosyadır. Savcılık takipsizlik kararı vermiştir, doğrudur. Ama hangi gerekçeyle olduğunu biliyor musunuz? Dosya zaman aşımına uğradığı için.... Peki ben size soruyorum: iki tane bürokrat dosyayı zaman aşımına uğratırsa ve o dosya savcılığa gittikten sonra suç olsa dahi yapacak bir işlem yok derse, geriye dönüp o dosyaları zaman aşımına uğratan bürokratlardan hesap sormaz mısınız? Sararsınız değil mi? Demokrasilerde bunun olması lazım. Ne yapılıyor dersiniz? Zaman aşımına uğratanlar terfi ettiriliyor.”

‘SÖYLEDİĞİM 2 RAPORU HAZIRLAYANLAR CHP’Lİ DEĞİL’
Kılıçdaroğlu, kendisinin söylediği raporun, Fırat’ın sözünü ettiği müfettişin yazdığı raporla hiç ilgisinin bulunmadığını ifade ederek, “Benim söylediğim, Hazine Kontrolörü Orhan Tur’un yazdığı rapordur. Ben size raporun tarih ve numarasını vereyim. Olay 24 Ekim 2000 tarihli 144/9 sayılı rapora dayanıyor. Sayın Fırat’tan istirham ediyorum, siz iktidardasınız. AKP’nin Genel başkan yardımcısısınız. Orhan Tur’un düzenlediği raporu gazetecilere dağıtın. Orada hayali ihracatın bütün boyutlarını göreceksiniz” dedi.

Kılıçdaroğlu, gazetecilere başka bir rapor göstererek, şunları kaydetti: “Şu anda elimde tuttuğum rapor, CHP’den aday adayı olanın hazırladığı rapor değil. Söylediğim 2 raporu düzenleyen arkadaşların CHP ile yakından uzaktan ilgisi yok. Siyasetle de ilgisi yok. Ben özellikle bu raporları söylüyorum. Çünkü kamuoyunda bizi dinleyen vatandaşların kafasında bir toplu iğne ucu kadar sorun kalmasın. Bakın bu raporda da Gümrük Müfettişleri, Menas’ın İngiltere’ye gönderdiği malları soruyor. ‘Ey İngiltere hükümeti, bir bakın bakalım, mallar bu firmaya geldi mi?’ diyor. İngiltere gümrük memurları ihracatın yapıldığı yerdeki firmaya gidiyorlar. Ancak İngiltere Gümrük İdaresi, ‘bu şirketin var olduğuna dair bir bulguya rastlanmadığını, söz konusu yerin antrepolarla dolu terk edilmiş bir yer olduğunu, söz konusu malların faturaların kontrolünün yapılmasının mümkün olmadığını’ bildiriyor. Bu soruşturmayı yapan gümrük müfettişinin de CHP ile ilgisi yok.

Ben hayali ihracatı söylerken, 24 Ekim 2000 tarihli raporu düzenleyen arkadaşın, 1998’lerde yapılan ihracatlar dolayısıyla Fırat’ın yönetim kurulu üyesi olduğunu söylüyorum. Aslında ben söylemiyorum, o rapor söylüyor. Sayın Fırat 1999’da değil, 1998’de şirketteki görevinden ayrılmış. 1997 ve onun öncesi tarihlerde yapılan hayali ihracatlar var. O hayali ihracatların yapıldığı dönemde Sayın Fırat, Menas’ın yönetim kurulu üyesi, en büyük ortağı ve başkan yardımcısı.”

Kılıçdaroğlu, hayali ihracata ilişkin ceza davalarının Yargıtayda, devlet alacaklarının ise idare mahkemelerinde görülüp Danıştayda sonuçlandığını hatırlattı. Kılıçdaroğlu, “Ben size hem Mersin Bölge İdare, hem de Danıştay kararlarını okudum. Mahkeme çok açık ve net ‘yapılmayan bir ihracat’ diyor. Mahkeme daha ne desin” dedi.

‘ÇOK ÜZÜLÜYORUM’
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, bunun üzerine, “Şahsen ben çok üzülüyorum. Sayın Kılıçdaroğlu’nun böyle bir şeye gireceğini tahmin etmemiştim. Bu raporda bahsedilen mal nereye doğru gidiyordu? Ukrayna’ya... Şimdi neredeyiz, döndük İngiltere’ye. Danıştay kararını size gösterdi. Bu kararı ben özellikle istedim. Danıştay 10. Dairesi 28 Ekim 1994 tarihinde yapılan bir ihracattan bahsediyor. Buradaki ihracat nerede? O müfettişin verdiği rapor 2003 tarihinde olmuş. 2003 tarihinde yapılmış olan bir ihracatı, Danıştay nasıl görüp karara bağlamış. Danıştayın kararı ile Mersin Bölge İdare Mahkemesinin kararı da birbirini tutmuyor. Enteresan. Bunun fotokopisini çoğaltalım, basın mensuplarına dağıtalım” diye konuştu.

Daha önce kendisine yöneltilen suçlama ile bugün Kılıçdaroğlu’nun söylediklerinin farklı olduğunu anlatan Fırat, şöyle devam etti:

“Zaman aşımı meselesi var. Bu çok ayıp. Burada, zaman aşımından bu davanın düştüğüne dair tek bir ibare var mı? ‘Şu dava’ diyeceksiniz, ‘Danıştay bununla ilgili şu kararı verdi’ diyeceksiniz. Sonra başka kararı göstereceksiniz. Daha sonra da ‘Bu kaçakçılık yönünden değil de zaman aşımından dolayı dava kapatılmıştır.’ Lütfen insanlarımızı aldatmayalım. En azından insanlardan bir özür borcunuz var, o özür borcunuzu söyler kalkar gidersiniz. Bugüne kadar bir konuyu dile getirdiniz, biz o konuyu tartışıyoruz. Hangi konuyu daha sonra getirmek istiyorsanız, serbestsiniz. Size süre...İstediğiniz yerde o istediğiniz konuları tartışmaya hazırım. Ama lütfen sahte belge göstermeyin, yalan beyanda bulunmayın. Burada bir zaman aşımı yok. Zaman aşımından değil, Cumhuriyet Savcılığı soruşturmaya yer olmadığına dair karar veriyor. Olabilir, savcı hata yapmıştır. Tarsus Ağır Ceza Mahkemesi bunun uygun olduğuna karar veriyor. Bu konuda takdiri sizlere bırakıyorum. Sakın ola bana bundan sonra evrak sallanmasın. Evrak sallanacaksa bunun fotokopileri yapılır, bir tanesi bana, bir tanesi de basın mensuplarına dağıtılır. O zaman daha rahat konuşma imkanına sahip oluruz.

Biraz sonra Sayın Kılıçdaroğlu’nun gösterdiği Danıştay ve Bölge İdare Mahkemesi kararlarını inceleyin. İkisinin arasındaki bir ilişki varsa haklıdır.”

UYUŞTURUCU KAÇAKÇIĞI İDDİASI
Tartışmanın bu bölümünde Uğur Dündar Kılıçdaroğlu’nun ikinci iddiası olan uyuşturucu kaçakçılığıyla ilgili konuya geçti. Kılıçdaroğlu bu konuda şunları söyledi: “Benim buradaki ikinci iddiam şuydu: Fırat’ın en büyük ortağı olduğu Menas’ın ürünlerini götüren TIR’da eroin yakalandı mı yakalanmadı mı? Başbakan’dan da rica ettim bunu sorarmısınız diye. 27 Şubat 2008’de yakalandı tarih kesin. Bu olay Vatan gazetesi’nde yayımlandı. Ne zaman 10 Mayıs 2008’de. Ben bu haberi okudum. Sayın Fırat’ın da açıklamaları vardı ayrıldığını söylüyordu. Ayrıldıktan sonra çıkar çıkmaz bizim sorunumuz değil.

Fakat bir belge elime geçti. Gümrükler Genel Müdürlüğü’ne yazılmış bir belge. Belgenin altında Fırat’ın ismi var.Diyor ki bizim TIR’ımız sınırdan geçerken aramayın. Biz beraat ettik. Bize engelleyici işlem yapmayın diyor. Yazının altında Abdulkadir Gürbüz’den sonra, Fırat’ın ismi var.
Ben iktidardaki bir partinin genel başkan yardımcısı isem, benim adımı bir yazıya kim hangi gerekçeyle koyabilir ? Bunu alan memur diyecekki, bir dakika diyecek, bu iktidardaki partinin çok önemli adamı diyecek. Bu yazı sadece Menas’tan olsaydı bir sorun yoktur. Sayın Fırat burada siyasi nüfusunu kullanmıştır. Sayın Fırat ben 01 .07.2007’de ayrıldım diyor. Ayrılma yazısı burada. Hisselerimi satacağım ayrıldım diyor. Sonra ne oluyor. Yönetim kurulu toplanıyor. 01.07.2007’de ayrılmıştır diye karar alıyorlar.

8 ay sonra 9 Mayıs’ta notere gidilip, ben şu tarihte ayrıldım deniyor. Madem ayrıldınız neden 8 ay sonra notere gittiniz? Siz tereddüt etmez misiniz? Sonra ne oluyor. Ticaret sicil gazetesini de bulduk. Hisseleri devredildi. Ne zaman 4 Haziran 2008.

Ben o firmadan ayrıldım diyor. Eğer ayrıldıysanız niye 8 ay bekliyorsunuz da uyuşturucu olayından sonra notere götürüyorsunuz ?
Ve diyor ki sayın Fırat, bu işin suçluları bulundu, şoför hapistedir. Siz bugüne kadar uyuşturucu baronlarını yakalandığını Türkiye Cumhuriyeti’nde duydunuz mu? Van’da, bir baronun karakol basıp polisin burnunu altın kabzalı silahıyla kırıldığını biliyorsunuz. Şoför ne yapsın. Suçu al üstüne, çocuklarına bakarız deniyor. Sen bunları uyduruyor musunuz diyeceksiniz. TBMM uyuşturucu komisyonu raporunda ne diyor:
Jandarma narkotikten davet edilen birinin beyanını soruyorlar ‘Neden yakalayamıyorsunuz?’ diye. Diyor ki “Bizim yakalayabildiklerimiz sadece kuryeler pazarlamacılar taşıyıcılar. Onların üzerindekilerle ilgili delil ve veri elde edemiyorsunuz. Geri plandan bu işi yönetiyorlar.”

SARI HAT YEŞİL HAT KIRMIZI HAT
Gümrükte bir deyim var. Sarı hat yeşil hat kırmızı hat. Yeşil hattaki firmalar hiç aranmazlar. Sarı hattaki firmaların evrakları incelenir. Kırmızı hattaki firmaların ise tamamı aranır. Didik didik edilir.Menas kırmızı hatta olan bir firma. Kırmızı hattan çıkarın diyen bir belgede sayın Fırat’ın adı var. Peki bunun için neden sayın Fırat’ın ismi yazılır. Benim itiraz ettiğim konu bu. Bu ciddi bir baskı anlamına gelir. Sayın Fırat’ın söylediği açıklamalar vardı. Kılıçdaroğlu’nun iddialarını ispat etmesine lüzum yok şüphe uyandıracak deliller ortaya koyarsa, milletvekilliğinden istifa edeceğim. Ancak bu olmazsa, ‘ben müfteriyim’ desin dedi.

Benim söylediklerimin tamamı belgeye dayanıyor. Asla belgesiz yok. Eroin yakalandı mı yakalandı, yazı var mı yazı var. 8 aydan sonra notere götürdü. Sizin aklınıza kuşku gelmezmi?

FIRAT: BEN BARON DEĞİLİM
Birincisi en büyük ortak diyor. Yüzde 30 ortağıydım. Bunun bütün delilleri belgelerde var. Biirşey sormak istiyorum. Vatan Gazetesi’nin Ankara temsilcisi bana ulaştı, böyle bir olayı olduğunu sordu. Bende hemen Menas’a telefon ettim, noter tasdikli Ankara temsilciliğine gönderilmesini rica ettim. Acaba doğru mu değil mi? Ben orada banka, havale mektuplarını gösterdim. Bazıları hisse senedi alıp satıyor. Ama ben o tarihte sattığım ile ilişkili 300 bin doların bankadaki hesaplarına geldiğini görebilirsiniz. Belge var orada. Dolayısıyla ben 01 Eylül’de ayrıldım.

Velev ki ayrılmadım deyin. Menas’ta bu işlerle uğraştığını tenzih ediyorum. Ortağım bir avukat bende öyle. Biz Menas’ta narenciyle ihracatı yaptık. 1500 tır mallarımızı götürdü. Ortak değilim ama velev ki ortağım. Bir şey söylerken ayağınızın yere basması lazım. Eroin yakalandı mı yakalanmadı mı? Baron baron diyor. Benim baron değilim ben Mir’im bey demektir. Ben haram bir kuruş parayı boğazımdan geçirmedim.
Ben avukatlıktan para kazandım demedim. Benim dedemden babamdan neyse gelir. Takip edilen bir şoför. Geliyor, yüklüyor. Kapıkule’de çekiyorlar hemen malı çıkartıyorlar.İddianame hazırlanıyor, mahkemeye çıkıyor, tevkif ediliyor. İfade veriyor diyor ki. Ben Irak’a yük götürmüştüm. Geri dönerken Urfa civarında birileri bana bu yükün yükleneceğini söylediler. Hollanda’ya vardığım zaman para vericeklerdi diyor. Eğer bunu söylersem seni öldürürüz dediler, diyor.

Kardeşim basın mesela Finlandiya’dan kağıt getiriyorsunuz. Aradılar kokain çıktı. Peki gazete patronları mıdır bunun suçluları? Vatan Gazetesi dediğiniz doğru. Dava açamadım. Devamında, eroin tırı diyor, benim resmimi basmış. Arkasını çeviriyorsunuz. Dengir Fırat 1999’da ayrılmıştır bir ilgisi yoktur diyor. Yapılan araştırmada bunun şoför tarafından yapıldığını söylüyor. Her cümlesinde beni ve Menas’ı aklıyor.

Bunun aksini ispat etmediğini sürece bunun bir karalama mekanizma olduğunu ve sadece bana yönelik bir mekanizma olmadığını, partinizin genel mekanizması olduğunu iddia edeceğim.

KILIÇDAROĞLU: ŞÜPHELİ ŞOFÖRÜ NEDEN ÇALIŞTIRIYORSUNUZ
Fırat çok önemli bir şey söyledi. Şoför şüpheli dedi. Düzgün bir firma neden bu adamı çalıştırır? Yeşil hattaki firmaların aranmadığını söyledim. Menas’ın kırmızı hatta alınmasını ben mi istedim. Biz siyasette ahlakı egemen kılmalıyız. Ortağı olsam ne olur dedi Fırat. Dağıtılan bir pirincin küflü olması nedeniyle bakan istifa ediyor Japonya’da bir bakan.

FIRAT: ÖNCE PARTİLERİNİ SOYANLAR HESAP VERSİN
Ben hiç bir şey söylemeyeceğim. Her şey açık. Sadece Anadolu’da anlatılan bir fıkradan bahsetmek istiyorum. Köyde analarımız hamur yoğurup ekmek yapar. Bir hanım ekmek yapıyor, karşısında kocası oturuyor. Hanım ekmek yaparken gaz kaçırıyor. Kocası dönüyor neden yaptın ayıp değil mi diyor. Kocası da diyor kipeki geçen sene, bizim baltanın sapını neden kırmıştın onu söyle? Bizim tartışmamız da böyle. Biraz önce hayali ihracatı bitirdik yine oraya döndük. Siyasete seviye getirmek istiyorsanız, belge olmadan konuşmayın. Sizinle ilgili bir çok belge var ama hiçbir zaman açıklamadım. Bu müfteriliktir. Araştırırım belgesini bulurum. Sonra çıkarım derim siz böyle böyle yapmışsınız. Usulsüzlük nedeniyle istifa gerekiyorsa, önce ben kendi partisini soyanların istifa etmesini isteyeceğim.
Logged
Sayfa: [1]
  Yazdır  
+ PCTurk | Aşk Sevgi Resimleri , Mektupları , silkroad , msn avatarlar , komik » -Her Telden- » Güncel Haberler (Moderatör: Ok4N)Konu:
 Fırat-Kılıçdaroğlu Meclis’te tartıştı
 
Gitmek istediğiniz yer:  



Forum Arsivi


Tigra Design by TurkLoRD