PCTurk | Aşk Sevgi Resimleri , Mektupları , silkroad , komik msn avatarlar (Arşiv Ana sayfa) => Coğrafya Bölümü

Konu: Toprak Tipleri

Sayfa: [ 1 ]

uAkon 28.11.2009 02:57:31
Türkiye'de topraklar genel olarak zonal, azonal ve intrazonal topraklar olmak üzere üç ana grupta ele alınır. Zonal topraklar iklim ve bitki örtüsüne bağlı olarak zonlaşma gösterecek şekilde yayılırlar. İntrazonal topraklar anakaya yapısına jeomorfolojik şartlara ve drenaja bağlı olarak teşekkül ederler. Azonal topraklar ise horizonlaşma göstermeyen dış etkenler ile taşınmış alüvyon, kil ve moren depoları gibi dolgu maddelerinden meydana gelmiş topraklardır.

1. Zonal Topraklar

Zonal toprak tipleri ülkemizde en geniş bir yayılma alanına sahiptir. Anadolu yarımadasının kuzey, batı ve güneyinde diğer bir değişle Karadeniz, Ege, Akdeniz coğrafi bölgelerimizde oldukça belirgin bir şekilde karşımıza çıkarlar. Bu topraklar fazla yıkanmış suda eriyen kimyasal maddesi az, yer yer silisli potzalleşmiş yer yerde demir oksit ve aliminyum oksit bileşiklerinin fazla olduğu lateritik asit karakterlidir. Bu toprakların bir kısmı daha nemli olan kuzeydoğu ve güneybatı bölgelerimizde değişik özellikler gösterecek şekilde (Pedalfer) görülürken bir kısmıda az asit fakat kuvvetli alkalin şekilde (Podzol) yağışların daha az olduğu batı ve güney kesimlerde dikkati çekerler.
Zonal topraklar ülkemizde kahverengi orman topraklar, kızıl kahverengi potzolik topraklar ve kızıl renkli Akdeniz "Terra Rossa" toprak tiplerinden oluşurlar.

1.1. Kahverengi Orman Toprakları

Karadeniz bölgemizde, Trakya kuzey batısında Istrancalarda, İç Batı Anadolu eşiği üzerindeki dağlık yüksek alanlarda Güneydoğu Toroslar üzerinde dikkati çeken bu tip topraklar ormanlık alanlarda görülürler. Koyu renkli olup organik madde bakımından zengin olan bu topraklar asit reaksiyon gösterirler.

1.2. Kızıl Kahverengi Podzolojik Topraklar

Bu tip genelde orman örtüsü ile kaplı dağların yüksek kısımlarında karşımıza çıkar. Doğu Karadeniz dağlarında, Bolu dağlarının Aladağlar ile Alaçam dağlarında nemli soğuk ortamlarda sarıçam, ladin ve kayın ormanları altında yaygınlık gösterirler.
Kuvvetli asit karakterli olan bu topraklar yıkanmış olduğundan besin maddeleri yönünden fakirdir.

1.3. Kızıl Renkli Akdeniz "Terra-Rossa" Toprakları

Kalker, marn, kil ve serpantinlerden oluşan kayaçlar üzerinde ve genelde güney Marmara bölümü, Ege, Akdeniz bölgelerinde yayılma gösteren Terra-Rossa Toprakları kil ve demiroksitler bakımından zengin topraklardır. Kayalık kalker arazi üzerinde yer yer dikkati çeken uvala ile polye tabanlarında görülen bu toprakların genelde Toros dağlarının 1000 m.'in üzerinde olan kesimlerinde organik maddelerin fazla yer tutması nedeniyle renkler çok daha koyu kırmızıdır. Bu topraklar yer yer verimli ziraat topraklarını meydana getirirler.
Ülkemizde yaygın olan bu zonal toprak tipleri dışında ayrıca daha küçük alanlarda dikkati çeken zonal topraklar ile de karşılaşılır. Bunlar İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizde dikkati çekerler. Bunların başlıcaları; Kireçsiz kahverengi topraklar, kırmızımsı kahverengi topraklar, çernozyom, sierozem, kahverengi step toprakları ve kestane renkli kırmızımsı topraklardır. Bu tip toprakların görüldükleri alanlarda yağışlar 300-600 mm. arasındadır. Bu topraklar organik madde bakımından fakirdir. Bu topraklar alkalen karakterli olup; renkleri koyu kahve ile sarımsı kahverengi arasındadır. Genelde kuru tarımın yoğun olarak yapıldığı ve toprakların Erzurum-Kars yaylalar sahasında derinlikleri 1m.'yi bulan ve alt horizonlarında yoğun kireç birikimi olanlar, çernozyumlar ise üzerinde boyları 1 m'yi geçen otlar ile hayvancılık ekonomisinin geliştiği alanlar olarak karşımıza çıkar.

2. Azonal Topraklar

Bu topraklar ülkemizde pek fazla geniş alanlar kaplamazlar. Toplam yözölçümde ancak % 10 kadar saha azonal toprak alanıdır. Vadi tabanları, delta sahaları ve hafif eğimli yamaçlarda çökelmiş depo dolgularından meydana gelen bu topraklarda horizonlaşma gözükmez.
Ülkemizde bu toprakların görüldüğü başlıca yerler; Çarşamba, Bafra, Seyhan, Ceyhan, Asi, Göksu, Sakarya deltaları ile Küçük, Büyük Menderes ve Gediz, Bakırçay, vadi olukları Muş, Erba, Niksar, Erzurum ovalarıdır. Bu sahalarda yer alan toprakların fiziksel ve kimyasal özellikleri ise tamamen akarsuyun taşıdığı ana malzeme ile yakından ilgilidir. Bu topraklar genelde iyi drene olmuş verim kabiliyeti yüksek tarıma elverişli topraklardır. Bunun dışında dağların eteklerinde yamaçlar önlerinde üst seviyelerden taşınan malzemenin biriktiği koluviyal depolar, ince ve iri unsurların bir arada görüldüğü topraklar olarak dikkat çeker. Bu topraklarda yapı yamaç gerisindeki yüksek kütlenin özelliklerini taşır. Bu sahalarda yer alan topraklarda aşınmanın kuvveti dikey yönlü gelişmelerde önemli rol oynar, aşınmanın durduğu dönemlerde büyük ölçüde ince unsurların birikimi sağlanır. Bu toprakların bulunduğu alanlar ağaç tarımının yapıldığı alanlar ile ormanlık sahalar olarak karşımıza çıkar. Ayrıca ülkemizde daha dar alanlarda görülen başka azonal toprak tipleride vardır. Bunlar kolüvyol depolar halinde çökelmiş kıyı ve kara kumulllarına tekabül ederler, kıyılarda ve iç kesimlerde görülürler.

3. İntrozonal Topraklar

Ülkemizde oldukça sınırlı alanlarda ortaya çıkan bu topraklar genelde aşınmanın devamlı olduğu yüksek alanlar ile birikmenin fazla olduğu kesimlerde, yer yer kapalı havzalarda taban suyunun yüksek olduğu alanlarda yer yerde ana kayaya bağlı olarak görülürler.
Ülkemiz yüzölçümünün % 2'sini kaplayan bu toprakların yüksek yamaçlar önünde uzananlar kumlu, çakıllı olarak filiş serileri ile volkanik sahalar üzerinde gelişme gösterirler. Toros dağlarının eteklerinde İç Anadolu bölgesinde (Karacadağ, Ürgüp, Nevşehir) göller yöresinde (Gölcük) İzmir-Foça çevresinde belirgin bir şekilde karşımıza çıkan topraklarda Kum oranı çok yüksektir. Anakayaya bağlı olarak gelişenleri ise rendzina "kalker" ve grumusol "kil marn" toprakları olarak belirlenirler. Rendzina toprakları ülkemizde yumuşak kireç taşının yaygın olduğu alanlarda görülür.

İç Anadolu, Ege ve Doğu Anadolu bölgelerinde en fazla dikkati çeken bu topraklar genellikle tahıl üretimi için çok elverişlidir. Grumusol topraklar ise killi, kireçli, marnlı depolara bağlı olarak gelişme gösterirler. Türkiye'de dikkati çektikleri alanlar ise Trakya'da Ergene havzası Güney Marmara bölümünde Bursa-Karacabey arası, Muş ovası ve Konya havzasının bazı kesimleridir.Kil oran ının yüksek olduğu bu topraklar aynı zamanda koyu renkli ağır bünyelidir. Yaz döneminde kuruduklarında bu topraklarda yer 2-3 cm. genişliğinde ve 50-75 cm. derinliğinde çatlaklar meydana gelir. Organik madde bakımından zengin olan grumusol topraklar tarımsal faaliyetler için elverişlidir.
Bunun dışında ülkemizdeki diğer intrazonal topraklar ise kurak iklim şartları ile kapalı drenaj sisteminin bulunduğu yerlerde ve anakayada tuz oranının fazla olduğu kesimlerde gelişme gösterirler. Bu tip topraklar içinde en fazla yer kaplayan ve dikkati çekenler solonçak "Tuzlu Toprak" lardır. İç Anadoluda Konya havzasında Akgöl, Çumura çevrelerinde, Erzurum ovasının merkezi kesimde Küçük ve Büyük Menderes deltalarının denize yakın olan bölümlerinde görülürler. Bu sahalarda topraklarda taban suyundaki sülfat ve klorür tuzlarının kapilerite ile yüzeye çıkması sonucunda yer yer beyaz renkli lekeler görülür. Ayrıca toprak yüzeyinde şişmeden dolayı ortaya çıkan kabarıklıklarda dikkati çeker. Diğer İntrazonal topraklar içinde dar sahalarda görülenler ise bileşimlerinde genelde sodyum ve karbonatların hakim olduğu alkali topraklar çorak "Tuzlu-Alkalı" topraklar tabansuyu seviyesinin yüksek olduğu hidromorfik topraklar yüksek dağlık alanlarda orman sınırının üzerindeki dağ çayırları ve göl kenarlarında görülen turbabalık topraklar olmak üzere belirlenir.


Sayfa: [ 1 ]