|
||
Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir. Üye Ol veya Giriş Yap
Her açılan kapı içeri doğru çıkıştır sen kola uzanırsın ve çıkarsın.Sonsuzluk da böyledir bitişlerin ardından süzülüverir seninle içeri.Gidiyorsundur sözde ama hoşgeldin oluverirsin.Kendinle kucaklaşırsın sımsıkı ve sıcacık.. camdan bakarsın dışarısı kar boran ama hissetmezsin zamanın şöminesi ılık ılık ısısını yayar içine.Yerde bir yumuşak post vardır masada senin için döşenmiş ziyafet ve mum ışıklarında adımlarsın yalnızlığın sessiz ama güvenli koridorunu.Tavana bakarsın anıların canlanır yalancı gölgelerde.Neydi o tufan neydi mücadele prizlerden göz kırpan elektriğe tahammülün yoktur artık hani dayanmıştın bir zamanlar aldatan omuzlara gözünün içine baka baka biraz sonra kesilecekti elektrikler ve sen habersizdin yalancı mutluluğunda yokluğun karanlığından.. Sırtına saplı dokuz bıçağı kan fışkıra fışkıra çıkartırsın herbirinde gururun ayaklar altındadır belki kanamaz sanırsın belki güçlüsündür kalbini sınarsın.Her hareketinde için üşür ama merak edersin ölme sınırın neresindedir zamanın bilmek istersin..Dokuzuncuyu da aldın mı eline pes edersin artık yazmayacaksındır artık beklemeyeceksindir artık hissetmeyeceksindir..Anladığın gibidir evet ölmek sonsuzluk gibidir.Sonsuzluk yeni doğmuş bebek gibi hissettirir, başta korkunç bir içeri dönüşten sevgi dolu bir sonsuzluğa düştüğünde içini ürperten kimsesizliğin az önce çığlık çığlığa gözlerine biriktirdiği yaşların yanaklarından süzülüp dudaklarında tuzlu tadını hissedivermenden başka ışıl ışıl da yeni bir dünya bırakır avuç içlerine.. İster kanarsın ister yanarsın.. Dünyanın sana verebileceği en nadide değer bakış açısıdır çevrene verebileceğin en karıştırılası değer de hayatına katıştırdıklarını raflarının hangi katına koyacağını iyi belirleyebilmendir.. Geç aynanın karşısına ve bak ne görüyorsun şimdi? Ama uzun uzun bak..Gözbebeklerinin içine içine bak.. Sonsuzluğu yakalayabildin mi artık hayattan haberdar olan ama hala seksek oynamakla meşgul sokak çocuğu misali ölü gözlerinde? |
||