PCTurk | Aşk Sevgi Resimleri , Mektupları , silkroad , komik msn avatarlar (Arşiv Ana sayfa) => Korkunç Hikayeler

Konu: Bir genc in iyilesme olayi!!

Sayfa: [ 1 ]

alpaslan40 09.05.2009 23:30:30
Ben sizlere bir basimdan gecen bir olay anlatacagim,
Ben 20 sene evvel bir hastalik gecirdim,bu olayda cok seyler yasadim,ister adina ruhi bunalim deyin,isterse adina bir tür rahatsizlik deyin ama,yasadiklarimi bir ben bilirim,...
18 yasindaydim,hala genc ve deneyimsiz,cok hassas bir cocuktum,herseyden etkilenen,maneviyat degerleri olan ve ailesine ve milli duygularina bagli bir insandim,ben türkiye'de dogdum ve büyüdüm,lise 2 .sinifi tamamlayip Almanya'ya geldim ,burada gelince Türk cocuklarinin meslek ögrenmesi icin gönderilen bir okula kaydoldum,evimiz 70 km uzakliktaydi ve ben okulda diger yeni gelen türk cocuklariyle yatili bir okulda kalacak egitim görecektim,ama ne varki ben Almanya'ya bir türlü alisamiyor,bunaliyordum,Türkiye'yi okul arkadaslarimi ve büyüdügüm cevreyi özlüyordum,dil ögreniyor,meslek yapiyorduk diger arkadaslarla 4 arkadas yatilida kaliyor ve meslek okuluna gidiyordum,ama bende hep bir sikinti vardi,özlem vardi ,bilemedigim bir sikinti vardi,kendimi yabana atilmis,vatansiz kalmis,hereseyden mahrum kalmis biri gibi hissediyordum,bu belkide bir genclik ve vatan degistirme sendromuydu,hep icime kapaniyordum,ama cokta anlayisli ve karamsar ve duygusal bir tipim vardir,Allah'a olan inancim ise coktur,hep dua okurdum ve bir yandanda hafta sonlari camiye giderdim,Türkiye'den gelen burada imamlik yapan hoclarla arkadaslik kurar,onlarla dini konularda herkonuda sohbet ederdik,digerlerinden farkliydim,cünkü onlarin asiri hircinliklari,cocukca sakalasmalari,cahil halleri beni cok düsündürürdü cünkü ben cocuklugumda daha ilk okuldayken bile okulda sinifta birinciydim,yarismalara katilir,ilkokular arasi yarismalarda görev alir,sözlülerde ögretmenlerle örnek bir cocuk konumundaydim,müzik korosunda koroda halk gösterilerine katilirdim,hep ders calisir ,baskalari futbol oyunlari oynarken,ben derslerimi,yazililarimi,ve sözlü imtihanlarimi düsünür,hic aksatmadan,ezber ve ödev yapar,komposizyon hazirlardim,ilkokulda böyledim,ortaokuldada ayniydim,fen lisesi imtihanlarina katildim,kuleli askeri lisesi imtihanlarina katildim,türkce ögretmenlerim benim yazili imtihanlarindaki kagidimi tahtaya asar ,zayif alan ögrencilere bakin sizde bunun gibi kagit ahzirliyacak,bunun gibi not alacaksiniz derdi,sonra ben Ankara'da Tübitak 'tan gelen parasiz yatili imtihanlarini kazanan cocuklarla orda yatili okudum,bu okul sihhiyede halen,neyse ben ordayken sarilikla karisik zatürre geccirdim ama cok kötü olmustum ve aylarca süren bir tedaviden sonra memleketime döndüm ve bu rahatsizliktan sonra derslerimde bir yavaslama olunca ,almanyada bulunan annem ve babam beni Almanya'ya getirme karari aldilar,tabiiki bunu ben istedim cünkü üniversitede yüksek bir yeri tutturamam korkusuyle bende oraya gelmek istiyorum dedim ve geldim,dedigim gibi buraya geldim ve burdada yine egitim görmeye basladim ve dil kursu,meslek ögrenimi,meslek secimi dersleri derken,birde yine yatili okulda kalma olaylari ,cami din dersleri,kuran dersleri,gelecegi ayarlama telasi,birde arkadaslarla ayni yatilida kaldigim kisiler ,meslek olarak baska meslegi sectiler oraya kaydoldular,bende baska bir sinifa aktarildim,tabii önceden Almanya dogumlu olan arkadaslarim vardi ve bana yardim ediyorlardi,bende onlardan ayrildim ve cok yalniz kaldigimi hissettim ve onlar orada kaldilar ben ise sinifimin ayri olmasi nedeniyle trenle yalniz olarak 70 km eve gitmek durumundaydim,3 arkadas benden ayrilinca icime bir bunalti geldi,o gün trenle eve geldim ve anneme kendimi hic iyi hissetmedigimi söyledim,ve yatagima yattim,yatmamla birlikte büyük bir kalp carpintisi ve sanki karabasan gibi üzerime bir sey cöküyor sanki boguluyordum ,sanki yerin dibine dibine gidiyordum,kalbim sürekli carpiyor,beni sikistiriyordu,diger gün kalktim fakat herseyi unutuyordum basimda müthis bir agri ve bende bir bunalti vardi,ailemede söylüyordum ben hic iyi degilim diye ama bir anlik bir sey diye pek önemsemedik,acikcasi bende bir sey söylemek istemiyordum cünkü cok hassas ve utangactim,ertesi gün kabuslar görmeye basladim,kalbim hic durmuyor sürekli uyuyamiyordum,sanki boguluyordum,icimden bir alev yükseliyor,bütün vücudumu akpliyor ve carpinti eger birisi kalbimin üzerine elini koysa uzaktan kalbimin nasil carptigini görebiliyordu,yine böyle kabuslar ve agrilarla ciglik atmaya ve beni kurtarin ,ne olur beni kurtarin diye ciglik atmaya basladim..sonra agliyor,yere düsüyordum,artik carpintidan ve kabus görmekten,uykusuzluktan ben okuluda birakmis canimin derdine düsmüstüm,hergün atilan cigliklar arasinda kolonya ve su serpme telaslari,ailemin benim icin üzülmeleri,sonra bu olayi duyanlarin bizim eve taziyeye gelmeleri beni iyice mahvetmisti,ben artik yatiyor,kalkmiyordum,kalkinca büyük bir alev,ne zaman gelecegi belli olmayan ciglik dakikalari,ve sonrasinda gelisen korkunc ve aci verici olaylar,.....Türkiye'ye geldik,orada cesitli bakicilara gittik,aman Allah'im ne kadar cinci hoca ,ne kadar hasta varmis meger Türkiye'de,hepside parayla bakiyor,hepside büyü var,kimisi nazar var,diyordu,kimi nazar degmis diyorlar,kimisi yüklü para isteyip bir takim seyler yaziyorlar bunu icin süre veriyorlar,hic biriside ne oldugu konusunda sabit bir sey söylemiyorlardi,baktik diger yönüylede incelettik,o üniveriste hastanesi senmisin,o röntgen senmisin ,o doktor ,bu doktor,o haci,o hoca derken aradan bayagi aylar gecmisti ama halen bendeki sikinti ve hastalik devam ediyor aldigim haplarinda yan etkilerini görmeye basliyor,ve bunlarin etkileri beni dahada bitap duruma düsürüyordu,en cok utandigim sey ise önceden tanidiklarim kisilerin ,beni ciglik aterken görmeleri ve beni tutanlarin bagirislariydi,o kadar bir ciglik atiyordumki 7 ev ötedeki komsularimiz bile bunu duyuyor ,konusuyorlardi,bir komsumuz adiyaman menzilde bulunan menzil seyhine bagli oldugunu oraya bizimde gelebilecegimizi söyledi,ve toplulukla oraya gittik,orda onlar seyhlerine bagli türkiyenin her tarafindan gelen kisiler otobüslerle geliyorlardi,orda gezerken bir ara corumdan gelen birisi ,kendi amca kizininda bu durumda oldugunu Kirikkale'nin keskin ilcesine bagli bir köy olan haydar sultan adindaki bir köyde bir yatir oldugunu bizimde oraya bir gidip baktirabilecegimizi söyledi,fakat kendisininde oraya gittigini,ama bu yatirdan sonra 40 gün perhiz yapilmasi gerektigini,bir odadan hic cikmiyacaksin,müzik dinlemeyeceksin,kalabaliga girmeyeceksin,yildizlara bakmayacaksin,dügünlere gitmeyeceksin,vs gibi perhizleri anlatti vede 40 günün sonunda bir kurban kesmenin geregini anlatti sükür kurbani olarak,ve dediki benim amacamin kizi oraya gitti simdi avukat gibi elhamdülilah hic bir seyi kalmadi,bende sonradan felc oldum bir tarafim tutmuyor,fakat biraz iyilestim,dedi,hakikaten oldukca dogru söylü,iyi niyetli ve yasindan büyük olgunluk gösteren halis bir genc idi,sohbeti hos iyi bir insandi,sonra ordan gelince ben anneme durumu anlattim ve birde oraya gidelim yavrum,belki Allah'ü Teala her rahatsizligin sifasini verir,herseyde bir hayir vardir dedi,....tabiiki aradan bayagi uzun süre geccti ablamlar kirikalenin keskin ilcesinde beyi ögretmendi onlari ziyaretten sonra taksi tutup bizim ilceye giderken tam haydar sultan köyünün yanlarindan gecerken ben bu olayi hatirladim ve taksici amcaya sordum,tabbiiki bilmezmiyiz aha suracikta burasi ünlüdür ,cocuklari olmayanlarin cocuklari ,olur,hastalar sifa bulur ,hemen gelin dedi,...ertesi gün annemle ben bir taksi tutup,denilen türbeye geldik...
Neyse Türbe'ye yesil bir kapidan giriliyor,girerken dua okuduk,disarda kurbanliklar var vede türbenin icinde Türkiye'nin hertarafindan gelen ziyaretciler mevcut ,bir tarafta dua okuyanlar,bir tarafta cocugu olmayipta,buraya gelip cocugu olanlar sükür kurbani kesiyorlar,kimisi bir seyler satiyor,vs..biz durumu söyledik ve Türbedar benimle gelin dedi ve yesil bir kapidan annemle bizi girdirdi,avlunun disarsinda 150 kisi vardir hemen hemen,avlunun ortasinda bir kuyu ve ,bazilari türbenin etrafinda dönüyorlar dua ediyorlar,kuyuya girenler ise hastalarina orayi koklatiyorlardi,bayilan lar oluyordu,yanlarinda refekatcileri vardi ve onlardan tutuyyorlar,bir takim seyler söylüyorlar,Allah kurtar diye onlara telkin veriyorlardi,o kuyuyu koklayip bayilanlar bir müddet yerde yatiyor sonra ayiliyorlar,ama 3 dakika öylece baygin duruyorlar ,bazisi yine bagiriyor,sonra yerlerinden kalkiyorlardi,....ölenlerde oldugunu söylediler,türbedar dediki bu su,kore savasinda kaybolmus,cünkü türk askerlerine su vermek icin kaybolmustur,bu kuyudaki su,1700 yillarinda horosandan cihat icin anadoluya gelen koca haydara aittir,kokusu onun nefesi,bu suda onun gözyasidir dedi,...beni yatirdilar,uzandim,türbedar basimdan tuttu,annem geri cekildi,kuyu nun basi var,2 metre derinde bir su akiyor ama su toplanmiyor alta bir kaynak var akip gidiyor,türbedar ya bismillah diye bagirdi ve benim basimi kuyuya soktu,cok agir bir kükürt kokusu vardi ,o kokuyla birlikte ben sanki baska bi aleme gecmistim,isik süzmeleri isiklarin üstüne eklendi,sanki bir günese bakarsinda hertarafin turuncu günes rengi olur,tarifi imkansiz bir sekilde trans halinde diger aleme gectim sanki hayal de degil,fakat sanki ruhunu görüyor,elektrik carpmasi gibi bio enerjini görüyorsun,düsünceleri ,hafizanin icindeki hersey zamandan siyrilarak,bilinmez bir aleme pencere acti,ilk önce siyah ve kati bir duygu geliyor ve icini kapliyor,büyük bir müthis bir korku,( bu arada o anda 3 dakika kalp duruyor,) sonra geri calisiyormus,sonra icindeki enerjiye yolculuk yapiyorsun vede hafizani degistiriyorlar sanki ,sanki bu bir ölümdü,damarlarin cekiliyor,baska bir alemdi ve siddeetli bir aciydi,acidan haric bir baska alem,ve karmasik anlatilmasi tarifisz bir olaydi,150 kisi oraya toplandi ve bana bakiyorlardi,ben kendime gelmeye basladiktan sonra duvarlardan onlarin bu olayi izledigini gördüm ve bagirmayabasladim,Aölah'im sükürler olsun,iyilestim,anne iyilestim,iyilestim....Türbedar hadi gecmis olsun,fakat burasinin kendisine ait perhizi vardir,bunlara riayet etmelisiniz,dedi,o kadar perhizi tuttummu bilmyorum fakat,sikintilarim önceki gibi degildi,hafizam dahada bir gelismis,hatirlama ve mukayesem olgunlasmisti,gecmis rahatsizliga ait olumsuzluklar kalkmisti,dikkat cekici olan gözümü kapadigim azaman turuncu bir renkte isik süzmesinin olmasi,yani karanlik degilde ,aydinligin olmasi,rüya görmem ve bu rüyalarin cok net olmasi,rüyada ibret verici olaylari görmem,hafizamin güclü olmasi vs.....
ve yine yillar sonra kesmedigim sükür kurbani bana hatirlatildi ve (aynen o kuyuya gittim gibi kuyuya bakinca,bir ses,'kurbanin bize halen ulasmadi'' demesi üzerine gidip sükür le namazla kurban kesip gelmemdir,vede her sene Haydar Dede'yi ziyaret etmemdir,edince icime büyük bir mutluluk doluyor,ve huzur doluyor,....
Ister inanin iser inamayin programinada konu olan bu türbe Saadettin Teksoy'un programina konu olmus,Ugur dündar da bazi vakalari göze alarak savciliktan izinle sudan bir miktar alip arastirma yapmis,kuyuya bakanlarin bir müddet karbondioaksit ve kükürt zeehirlenmesi gecirdigini tesbit etmisler,savcilik karariyle kuyuya mühür vurdurmuslardir!!!

King_Sak 02.07.2009 14:09:48
Geçmiş OLsun

Lütfen kısaltmalar kullanmayalım by/legolas3534


Sayfa: [ 1 ]