PCTurk | Aşk Sevgi Resimleri , Mektupları , silkroad , komik msn avatarlar (Arşiv Ana sayfa) => Fizik - Kimya - Biyoloji Bölümü

Konu: Günlük Hayatta Kullandığımız Asit Ve Bazların Vucudumuza Etkileri

Sayfa: [ 1 ]

EnesCan_61 15.12.2008 00:43:43
AS İTLER VE BAZLAR
ASİTLER
Asitler, çözeltiye hidrojen iyonu bırakan bileşiklerdir. Bütün asitler hidrojen (H+) içerir. Genelde;
1- Ekşi bir tada sahiptirler.
2- İndikatörlerin rengini değiştirirler. (Asitler litmus kağıdını kırmızıya çevirirler).
3- Bazlarla reaksiyona girdiklerinde tuz ve su oluştururlar. Bundan başka çok çeşitlilik gösteren başka özellikleri de bulunur. Bu spesifik özellikler, anyon muhtevasi ve ayrilmamiş molekülerden dolayi olur. Çeşitli asitlerin molekülleri, çözeltiye farkli miktarda serbest Hidrojen birakma egilimindedirler.
Hidroklorik asit (güçlü asit)
HCI H + CI -
Asetik asit (zayıf asit)
C2 H4 O2 (CH3COOH)
Asetik asit; (sirke) zayıf iyonize olur ve serbest oksijenden az miktarda çözeltiye bırakır. Güçlü asit ve bazlar iyonlarına ayrılır ve ayrılmış halde bulunur. Bu asit olarak tek yönlü ok ile ifade edilir. Zayıf asit ve bazlar sürekli olarak iyonizasyon prosesi altındadırlar. Serbest iyonlar sürekli olarak tekrar kombine olurlar. Bu durum çift yönlü ok ile belirtilir.
Asidik olan bir su asit nötralizerleri ile ar ıtılır. Su asidik ise geçtiği yerlerde zamanla mavi-yeşil lekeler ortaya çıkar. pH testleri ile suyun asidik olup olmadığı anlaşılabilir.
Asit nötralizer olarak kalsit kullanıldığı zaman suya karışan çözünmüş kireç taşları su sertliğinin artmasına neden olur.
Soda veya sodyumhidroksit ile de pHyükseltilebilir.
BAZLAR
Bazlar, hidroksit iyonu b ırakan maddelerdir. Örnek olarak Sodyum hidroksit (NaOH) ve amonyum hidroksit (NH4OH) verilebilir.
Sodyum hidroksit,
Na OH Na + + OH -
Amonyum hidroksit,
NH4OH NH4+ + OH -
Genelde;
1- Acı tada sahiptirler.
2- Kaygan hissiyatı verirler.
3- İndikatörlerin rengini değiştirirler. (Litmus kağıdını mavi yaparlar).
Amonyum hidroksit, zayıf bir bazdır ve çökeltiye az miktarda hidroksit iyonu bırakırlar. Güçlü baz ve zay ıf baz durumu da asitlerde olduğu gibidir.
pH
pH suyun asitlik veya bazlık durumunun bir ölçüsüdür ve logaritmik bir ölçüdür. Saf su H ve OH iyonları açısından dengelidir ve PH değeri 7’dir.
PH<7 ise asidik , PH>7 ise baziktir.
PH H+ iyonlarının elektrik potansiyellerine bağlı olarak veya renk indikatörleri ile ölçülebilir.Düşük PH’lı sular çoğunlukla, hız kısıtlayıcı reaksiyon olan katot reaksiyonunu kolaylaştırıp, korozyonu artırır. Bu parametre içme suyunun güvenliği hakkında direk bilgi vermez. Düşük pH ve aynı zamanda düşük TDS ‘li sular korozif olduğu için borulardaki birtakım zehirli metalleri çözebilir. Yüksek pH ‘a sahip sularda da pH’ı yükselten kimyasalların zararlı olup olmadığı belirlenmelidir.
pH: hidrojen iyon konsantrasyonu veya sudaki hidrojen potansiyeli.
pH’ın asitlik ve alkalilikle ilişkisi
Asidite,alkalinite ve pH derecesi ayrı ayrı şeylerdir. Mesela hidroklorik asidin, sülfirik asidin ve hidroklorik asidin 0.1 normal eriyiklerinin (1 litre suda 1 litre eşdeğer gram ağırlıkta asit bulunan eriyik normal eriyiktir.) asiditesi birbirinin aynıdır. Halbuki bu eriyiklerin pH değerleri farklı ve sırasıyla 1.08, 1.20,2.889’dur. Asitlik bir yetenek faktörü olup bazları nötürleştirmek kapasitesi olarak belirlenir; aynı şekilde alkalilikte bir yetenek faktörüdür ve asitleri nötrleştirme kapasitesidir. Halboki pH değeri aksine bir şiddet, yoğunluk faktörü olup hidrojen iyonlarının konsantrasyonunu gösterir. PH değeri asitlik ve alkalilik aktivitesinin (faaliyet derecesinin) bir ölçüsüdür.
Alkalilik bir sudaki HCO3, CO3 ve OH köklerinin toplamının me/lt veya mg/lt cinsinden eşdeğeri kalsiyum karbonat olarak verilmektedir. Asitlik de aynı şekilde sudaki SO4,CI,NO3 ve diğer asit köklerinin toplamına karşı gelen eşdeğer CaCO3 miktarını me/lt veya mg/lt cinsinden göstermektedir.
Yani alkalilik ve asitlik terimleri eriyikte mevcut HCO3 ve SO4 gibi birçok köklerin ağırlığını göstermekte fakat bunların hiçbiri eriyiğin kimyasal aktivitesi hakkında fikir vermemektedir. Halbuki pH , eriyiğin kimyasal aktivitesinin bir ifadesidir; zira eriyik ne kadar aktif ise o kadar çok iyonize olacak ve içindeki H+ iyonu miktarıda ona göre artacaktır.
Günlük hayatta kullandığımız besin ve malzemelerdeki bazı asitler ve bazlar
Günlük hayatta kullandığımız sabun,çamaşır suyu,tuz ruhu,bazı ilaçlar,gazoz,sirke,tıraş köpüğü,cilt bakım kremi,ketçap gibi maddelerin yapısında asit yada baz bulunmaktadır.
Bazı asit ve bazlar ise yediğimiz sebze ve meyvelerde doğal olarak vardır.Hatta bazı asit ve bazların eksikliğinde canlı vücudunda birtakım hastalıklar meydana gelir. Folik asit eksikliğinde aneminin oluşması gibi. Şimdi önemli asit ve bazların özelliklerini ve kullanıldığı alanları inceleyelim.
Formik asit(HCOOH):
Bakterilere küf ve mayalara etki eder. Mikrobik bozunmayı önlemek için gıdalarda koruyucu olarak kullanılır. Karınca salgısında bol miktarda bulunur.
Asetik asit (CH 3 COOH):
Sirke asidi olarak bilinir asetik asidin %5-8 lik çözeltisi sirke olarak kullanılır. Asetik asit bir çok ilaç ve endüstri maddesinin hazırlanmasında kullanılır. Tahriş edici kokuya sahip bir sıvıdır. Alüminyum asetat tuzu,taze kesilmiş yaralarda kan dindirici olarak kullanılır.
Sorbik asit (HC 6 H 7 O 2 ):
Küf ve mayaların gelişmesine engel olur.Bu özelliğinden dolayı yiyeceklerde antimikrobik koruyucu olarak kullanılır. Kokusu,lezzeti yoktur.
Sülfürik asit (H 2 SO 4 ):
Endüstride kullanılan en önemli asit ve dünyada en çok üretilen kimyasallardan biridir. SO 2 kullanılarak Kontak Metodu denilen bir metotla üretilir. Endüstride bir çok alanda kullanılan bu asit,özellikle gübre üretiminde,amonyum sülfat üretiminde,patlayıcı yapımında,boya sanayiinde,petro kimya sanayiinde kullanılmaktadır .
Benzoik asit(C 6 H 5 COOH):
Beyaz renkli iğne ve yaprakçık görünümünde bir maddedir. Gıdalarda mikrobik bozunmayı önlemek için kullanılır. En çok kullanıldığı alanlar,meyve suyu,marmelat,reçel,gazlı içecekler,turşular,ketçap ve benzeri ürünlerdir. Benzoik asit,bir çok bitkinin yaprak,kabuk ve meyvelerinde bulunur. Benzoik asit,genellikle sodyum tuzu olarak kullanılır. İlave edildiği gıdanın tadını etkiler.
Folik asit:
Folik asit,yaşayan tüm hayvan ve bitki dokularında az da olsa bulunur. Folik asit en çok koyu yeşil yapraklı sebzeler ve gıda olarak kullanılan hayvanların böbrek ve karaciğerlerinde bulunur. Biftek,hububat,sebzeler,domates,peynir ve sütte az miktarda bulunur. Folik asit eksikliğinde vücutta anemi (kansızlık) ortaya çıkar.
Hidrojen sülfür(H 2 S):
Renksiz bir gazdır. Kokmuş yumurtayı andıran bir kokusu vardır.Çok zehirlidir. Uzun zaman solunduğunda insanı öldüre bilir. Havada seyrektik olarak bulunduğunda yorgunluk ve baş ağrısı yapar.
Nitrik asit(HNO 3 ):
Nitrik asit,dinamit yapımında kullanılır. Nitrik asidin gliserin ile reaksiyonundan nitrogliserin meydana gelir. Ayrıca nitrik asit NH 4 NO 3 içeren gübrelerin üretiminde kullanılır.
Fosforik asit(H 3 PO4):
Saf fosforik asit,renksiz kristaller halinde bir katıdır. Fosforik asit, en çok, fosfatlı gübrelerin yapımında ve ilaç endüstrisinde kullanılır.
Hidroflorik asit(HF):
Hidroflorik asit yüksek oktanlı benzin yapımında,sentetik kriyolit(Na 3 AlF 6 ) imalatında kullanılır. Ayrıca hidroflorik asit, camların üzerine şekil yapmak için kullanılır. Bu iş için, önce cam eşya yüzeyi bir parafin tabakası ile kaplanır. Sonra parafinin üzerine bir çelik kalem ile istenen şekil çizilir. Bu çizgilere hidrojen flüorür gazı veya çözeltisi tatbik edilir. Camdaki parafinin temizlendikten sonra camda yalnız sabit şekiller kalır.
Sodyum hidroksit(NaOH):
Beyaz renkte nem çekici bir maddedir. Su da kolaylıkla çözünür ve yumuşak kaygan ve sabun hissi veren bir çözelti oluşturur. İnsan dokusuna kaşındırıcı bir etkisi vardır. Sodyum hidroksit, lâboratuvarda CO 2 gibi asidik gazları yakalamak için kullanılır. Endüstride bir çok kimyasal maddenin yapımında, yapay ipek, sabun, kâğıt,boya, deterjan endüstrisinde ve petrol rafinelerinde kullanılır.
Potasyum hidroksit(KOH):
Endüstride arap sabunu üretiminde, pillerde elektrolit olarak ve gübre yapımında kullanılır.
Kalsiyum hidroksit(Ca(OH) 2 ):
Beyaz bir toz olup, suda hamurumsu bir görünüş alır. Sönmemiş kirece su ilave edilmesiyle elde edilir. Kalsiyum hidroksit asidik gazların uzaklaştırılması, kireç ve çimento yapımı alanlarında kullanılır.
Amonyak(NH 3 ):
Renksiz, kendine özgü keskin kokusu olan bir gazdır. Sıvı amonyak özellikleri bakımından suya benzer, polar yapıdadır, hidrojen bağı yapar ve su gibi iyonlarına ayrışır. Amonyak,endüstride en çok azotlu gübrelerin ve nitrik asidin üretiminde başlangıç maddesi olarak kullanılır. Lâboratuvarlarda ise amonyak , zayıf baz olarak ve bir çok kimyasal maddenin elde edilmesinde kullanılır. Amonyak, bilhassa nitrik asit ve amonyum tuzları imalatında, üre, boya, ilaç ve plastik gibi organik madde imalatında kullanılır. Amonyak gazı, normal sıcaklıkta basınç uygulandığında kolaylıkla sıvılaşır. Oluşan bu sıvının buharlaşma ısısı yüksektir (327kkal/g). Bundan dolayı amonyak endüstride soğutucu olarak kullanılır.
Hidrosiyanik asit(HCN):
Tabiatta bulunan zehirlerin en kuvvetlisidir. HCN’ nin kokusu şeftali çekirdeği içi kokusuna benzer. Metreküpte 34 miligram HCN varlığında kokusu hissedilebilir. Öldürücü tesir hızı yaklaşık 16 dakikadır. Öldürücü dozu konsantrasyonuna bağlıdır.
Laktik asit:
Zeytine lezzet ve bileşenlerinin salamuraya geçişini sağlıyor.
Probiyonik asit:
Peynirde,ekmek ve unlu mamullerinde rop hastalığına karşı, küflere karşı etkili bir asittir.
Malik asit:
Hafif ekşimsidir. Asitliği düzenlemek için kullanılır.suda çözünürlüğü yüksektir.
Tartarik asit:
Çözünürlüğü yüksek bir asittir.Asitlik ve tat için kullanılır. Üzümde bulunur.
Günlük hayatta karşılaştığımız maddelerden bir kısmı asit ve baz içerir. Asit ve bazlar her zaman evimizde bulundurduğumuz bazı mamullerin içinde bulunur. Şimdi bu mamullerin içinde bulunan asit ve bazları sırasıyla aşağıda gösterelim
Şampuan:
Ammonium lauryl sulfate.
Sodium chloride.
Ammonium xylenesulfanete.
Sodyum citrate.
Sitrik asit.
Hydrogenated polydecene.
Terasodium EDTA.
Disodium EDTA.    Diş macunu:
Kalsiyum karbonat.
Sodium lauryl sulfate.
Sodium monofluorophosphate.
Sodium carrageenan.
Sodium silicate.
     Saç spreyi:
Cetrimonium chloride.
Stearalkonium chloride.
Laktik asit.
Palmitik asit.
Salicylic asit.
 
     Sabun:
Sodium cocoly ısethionate.
Stearic asit.
Sodium ısethionate.
Sodium tallowate.
Coconut asit.
Sodium stearete.
Sodium polm kernelate.
Sodium chloride.
Trisodium EDTA
Cilt bakım kremi:
Sodium cetearyl sulfate.
Sodium carbomer.
     Tıraş köpüğü:
Palmitik asit.
Stearic asit.
Sodyum silikat.
Potasyum klorür.    Vitamin hapı:
Sorbik asit.
Folik asit.
Sitrik asit anhidr.
     Ketçap:
Askorbik asit.
Sodyum benzoat.
Potasyum sorbat.
 
Mayonez:
Sorbik asit.    Kola:
İnorganik asitliği düzenleyici H3PO4
Fosforik asit    Margarin:
Sitrik asit.
Potasyum sorbat.    Limon sosu:
Sitrik asit.
Askorbik asit.
     Kabartma tozu:
Stabilizor(sodyum asit pirofosfat E450) .          
Yiyecek ve içeceklerimize bulunan asitlerin yenilip içilmesinde bir mahsur yokken suni olarak elde edilen asitlerin yenilip içilmesi tehlike arz eder. Simdi sağlığımız için zararlı olan asitleri inceleyelim.
E-230 Sorbik asit: Vitamin B12’yi yok ediyor.
E-250 sodyum nirit, E251 Sodyum nitrat : Kalp damar hastalıkları.(tüm sosis ve salamlarda.)
E-120 Karminik asit: nörolojik hastalıklar.
E-330 sitrik asit: En tehlikeli kanserojen etki maddesi olup ne yazık ki bir çok hazır gıdada bulunuyor.(gofret, meyve suları, bazı hazır çorbalar,teneke konserve turşular, bazı hazır yaprak sarmaları,bazı şekerlemeler.)
E-300 Askorbik asit : Kanserojen etki maddesi. (bazı portakal sulu içeceklerde.)
Yurt dışında yasaklanan bizde hâlâ kullanılan katkılar:
E-211 sodyum benzoat : ketçaplarda bulunur.
E-210 Benzoik asit,
E-211 Sodyum benzoat,
E-213 Kalsiyum benzoat,
E-214 Etil-p-hidroksibenzoat,
E-215 Sodyum etil-p-hidroksibenzoat,
E-216 Propil-p-hidroksibenzoat,
E-217 Sodyum propil-p-hidroksibenzoat
Bunlar renkli draje çikolatalarda ve kaymaklı bisküvilerde kullanılır. Kalp hastalıkları, damar sertlikleri ve tıkanıklıklara yol açan katkı maddeleridir.
Mide ve bağırsak hastalıklarına yol açan katkılar:
E-338 Ortofosforik asit.
E-339 Sodyum fosfat.
E-340 Monopotasyum fosfat.
E-341 Monokalsiyum fosfat.
TURŞU YAPIMINDA ASİDİN ve ASİDİK ORTAMIN ÖNEMİ
İyi yapılmış bir turşuyu yemenin keyfine doyulmaz, ama turşuyu tutturması zordur.Su, tuz, sirke, limon gerekir ve bunların birbire oranıda turşunun kalitesini belirler.Turşu yapmanın amacı, asitli bir ortam meyve ve sebzeleri korumaktır. Tuz ve sirke, ortamda çürükçül bakterilerin ve küflerin çoğalmasına engel olur.tuz az konulursa meyve ve sebzeler çürümeye neden olan bakterilerin ortamda çoğalması nedeniyle bozulur; turşu amacına ulaşamaz.Sebze ve meyvelerin zevkle yenilen turşulara dönüşmesini ies siekede doğal olarak bulunan bakteriler sağlar.Turşu yaparken fermantasyon ürünü asetik asit olan acetobacter bakterilerine oksijensiz bir yaşama ortamı sağlamak için , kavanozun kapağını hava almayacak şekilde kapatmak gerekir.
PEYNİR ve YOĞURT YAPIMINDA ASİDİN ve ASİDİK ORTAMIN ÖNEMİ
Peynir ve yoğurt yapımında da temel görev bakterilerindir. Fakat bu bakterilerin bulunduğu ortam ürünün oluşması için önemlidir. Laktik asit bakterileri adı verilen bu bakteriler oksijensiz solunum yani fermantasyon yoluyla şekeri kullanarak laktik asit açığa çıkarıyor .Bakterilerin belirli sıcaklık aralıklarında yaşayabilmesinin nedeni ise enzimlerdir.Enzimler protein yapısında olduğundan işlevlerini ancak belirli sıcaklıklarda gerçekleştirebiliyorlar. Buzullarda çok düşük sıcaklıkta da sıcak su kaynaklarının inanılmaz sıcaklığında da yaşayabilenleri var.Bunun dışında tuz yada asit oranı çok yüksek ortamlarda yaşayabilen bakterilerde vardır.
SULARDA BULUNAN ASİDİK VE BAZİK MADDELER VE BUNUN SUYUN SERTLİĞİNE ETKİLERİ
Sert Sular ve Sertlik
Kolaylıkla sabun ile köpürmeye, lezzeti hoş olmayan, Mg ve Ca tuzlarını ihtiva eden sulara sert su adı verilir. Sert sularda, pratik olarak ekseriye Mg ve Ca Bikarbonatları, kloürler ve sülfatları nazarı itibare alınır. Bu gibi sulsr,buharlaştırıldıklarında fazla miktarda artık bırakırlar.
Suya Sertlik Yapan Cisimler
Mg ve Ca tuzlarında başka Fe ve Al’un suda eriyen tuzları suyu sertleştirirler. Bu tuzların başlıca CO 3 = ,Cl - , NO 3 - ve SO 4 = dır. Bu metal tuzları eriyikleri, alkalı sabun eriyikleri ile muamele edilince, suda erimeyen metal sabunları hasıl ederler ya bunların hepsi çökerek bitinceye kadar su köpürmez ancak sertliği veren bütün bu katiyonlar ortadan ayrıldıktan sonra su köpürür. Örneğin, sodyumstearat sabunu (C 17 H 35 COON) ile muamele edilen bir sert sudaki bütün Ca ++ katyonları kalsiyum stearatCa(C 17 H 35 COO) 2 halinde çökünceye kadar su köpürmez. Suların sertliği belirli bir hacimde bulunan sertlik yapıcı cisimlerin ya CaO, MgO veya CaCO 3 MgCO 3 cinsinden mgr. olarak ifade edilir. Bu sertlik dereceleri şu şekilde sınıflanabilir:
Fransız serlik derecesi :
1Frasız serlik derecesi 1 lit.suda 10 mgr. CaCO 3 ‘da vaya 1Frasız serlik derecesi 1 lit.suda 8,42 mgr. MğCO 3 ‘da tekabül eder.
Alman serlik derecesi :
1 Alman serlik derecesi 1 lit.suda 10 mgr. CaCO 3 ‘da vaya
1 Alman serlik derecesi 1 lit.suda 7,14 mgr. MğO ‘da tekabül eder.
İngiliz serlik derecesi:
1 İngilizce serlik derecesi 0,7 lit.suda 10 mgr. CaCO 3 ‘da veya1İngilizce serlik derecesi 1 lit.suda 8,42 mgr. MğCO 3 ‘da
tekabül eder.
Bir suda üç çeşit serlik vardır. Bunlar:
1—Bütün sertlik: Bütün sertliği meydana getiren başlıca katiyon ve aniyonlar şun-lardır:
Ca ++ ve Mg ++ un CO 3 = , HCO 3 - , SO 4 = ,Cl - ve NO 3 - tuzları,
2—Kalıcı sertlik: Kalıcı sertliği meydana getiren iyonlar ise:
Ca ++ ve Mg ++ un CO 3 = ,SO 4 = Cl - ve NO 3 - tuzları,
3—Gidici sertlik: Gidici Sertliği meydana getiren tuzlar ise :
Ca ++ ve Mg ++ un HCO 3 - , tuzlarıdır.
Zira Ca(HCO 3 ) 2 veya Mg (HCO 3 ) 2 tuzları suyun kaynaması esnasında CaCO 3 veya MgCO 3 tuzlarını geriye bırakarak H 2 O ve CO 2 halinde uzaklaşırlar.
Ca(HCO 3 ) 2 CaCO 3 + H 2 O + CO 2
BAZI ARAŞTIRMALAR
1760 yılında arsenat tuzlarından görünmeyen mürekkep geliştirmeye çalışan fransız kimyacısı L.C.Cadet; son derece kötü kokulu bir sıvı elde etti.daha sonra bu sıvının (CH 3 ) 2 As-As(CH 3 ) 2 fomülündeki dikakodil (Eski Yunanca’da kötü kokulu anlamında) bileşiği olduğu anlaşıldı.
Araştırmalar sonucunda alkilmetal bileşiklerinin çok eniş kullanım alanları bulundu.Özellikle organik bileşiklerin sentezinde alkalimetaller geniş ölçüde kullanım alanı buldu. Bugün dahi kulanılanlara örnek olarak, Grignard bileşikleri verilebilir.Grignard bileşikleri susuz ortamda alkil halojenürün magnezyum ile tepkimesinden elde edilir. Bu bileşiklerin ilginç özelliklerindenbiri, değişik maddelerle tepkimeye girerekyeni bileşikler oluştumasıdır. Örneğin su veya asitlerle tepkimeye girince alkan (doymuş hidrokarbon), havanın oksijeni ile alkol, aldehit ve ketonlar ile büyük alkoller oluşmaktadır.
Sofradaki zeytin doğal zeytin mi:
Sofralarımızı süsleyen siyah zeytinlerin asıl renginin siyah değildir. Zeytinlerin ağaçlarda toplanmasının ardından zeytinlerin işlenmesi arasında boyanması da yer alıyor. Zeytin üreten bölgelerde “zeytin boyası” olarak bilinen kimyasal olarak da demir oksit içeren boyayla zeytinlerin doğal renkleri kaybediliyor.(9 Nisan 2000 tarihli Milliyet gazetesinden alınmıştır) DETERJANIN YAPISI:
    Deterjanlar kompleks yapılı sentetik yapılı maddelerdir. Sabun ve deterjanların kimyasal yapısı çok farklı olduğundan temizleme işlevindeki etkileri de farklıdır. Sabun asidik ve sert sularda etkili değildir ,(Sert sudaki Ca ve Mg ile (C H COO) Ca oluşur ve çöker) bir çökelti oluşturur. Buna karşılık deterjanlar bu tip sularda etkilidir.
Yüzey aktif madde (sürfaktan) ismi sabun, deterjan, emülsiyon oluşturan maddeler, ıslatıcı maddeler için kullanılan genel bir isimdir. Deterjanlar, herbiri temizlemede ayrı bir görev yapan, pek çok maddenin çok kompleks bir karışımıdır .Yüzey aktif maddeler veya sürfaktanlarla ilgili modern kavram, sabunları, deterjanları, emülsifiyanları, ıslatıcı maddeleri ve girme (penetrasyon) maddelerini kapsamaktadır. Bütün bunlar, birbirleriyle temasta olan iki faz arasındaki yüzey tabakasının özelliklerini değiştirerek, aktifliklerini sürdürürler. Yüzey aktif maddelerin pek çoğu, molekülün bir ucunda suyu çeken (hidrofilik) ve diğer ucunda suyu iten (hidrofobik) bir grup bulundururlar. Deterjanlar, kirleri uzaklaştırmada etkin olan bu özelliklere, fazlasıyla sahiptirler. Hafif ve ağir iş deterjanları olarak sınıflandırılırlar.

Yüzey Aktif Maddelerin Sınıflandırılması:
Yüzey aktif maddelerinin hidrofobik kısmı genelde 8-18 karbon içeren düz veya az dallanmış zincirdir, bazı hallerde zincirdeki bazı karbon atomlarının yerine benzen halkası geçmiştir. Örnek olarak C H _ (dodesil) ve C H C H _ (dodesil) benzen verilebilir. Yüzey aktif maddenin içerdiği hidrofilik grup çok farklı olabilir. Hidrofilik grubun yapısına göre yüzey aktif maddeler;
 
         Anyonik : _ OSO  veya _ SO 
         Katyonik : _ N (CH )  veya C H N
         İç tuz : _ N (CH ) (CH ) COO
         Yarı polar : _N(CH ) O
         İyonik olmayan : _ (OCH CH ) OH
Yüzey aktif madde olmak üzere sınıflandırılabilir.
 
         Anyonik deterjanlar, sulu çözeltide – iyon içeren yüzey aktif maddelerdir.

C H OH + SO  C H OSO H  C H OSO  Na
 
         Katyonik deterjanlar, çözeltide pozitif yüklü iyon veren yüzey aktif maddelerdir.
•        Sıvı Bulaşık Deterjanı:
Gerekli Malzemeler:
•        LABSA (Lineer Alkil Benzen Sülfonit Asit),
•        Lauryl alkol (C12H25-OH) ,
•        KokoDiethanolamin,
•        Triethanol amin,
•        Sodyum Laureth Eter Sülfat
•        Su (H2O),
•        Caustic sodyum hidroksit (%45'lik sodyum hidroksit çözeltisi)
•        Formaldehit
•        Esans
•        EDTA
•        Tuz
Yapılışı
Önce 837lt suyun içerisinde 100kg LABSA yavaş yedirilerek karıştırıldı..LABSA 'nın karışımı tamamlanınca 10 kg'lik Kokodiethanolamin ve 20kg triethanolamin ilave edildi. Daha sonra 17 kg Lauryl alkol ilave edildi.Viskositesi (akışkanlığı) ayarlandı. Bu işlem bitince 10kg'lik Sodyum Laureth Eter Sülfat eklendi. 6kg oranında Tuz(NaCI) katıldı.Ürünün raf ömrünü uzatmak amacıyla formaldehit ilave edildi.Daha sonra EDTA katıldı.En son da esansı ilave edildi.Böylece gerekli maddelerin hepsi kazanlara katılmış oldu
60 der/dak redükter ile Karışma işlemi bittikten sonra dolum varillerinden bidonlara aktarıldı. pH değeri 6,5-,7,5 arasında ve Rf değeri 13 tür.Ve sıvı deterjan piyasaya sürülmek için hazır bir duruma getirildi.Üretilen deterjan çeşitli boyutlarda bidonlara aktarıldı.
   




Deterjan imalatı sırasında çeşitli kriterlere uyulmalıdır. Öncelikle kimyasal maddelerin birbirleriyle uyumlu olmaları gerekmektedir.Ayrıca maddelerimiz birbirlerini tamamlayıcı özellikte olmalıdır.
Örneğin;Labsa yağı çözer ama elleri tahriş eder.Lauryl alkol temizler ancak kıvam yapmaz.Sodyum Sülfat Islatır ama durulama güçlüğü verir.Dietanolamin su fazına geçmede yardımcı olur.Bu bileşikler birbirlerini tamamlayıcı özellikte olduklarından kullanılırlar.

Sıvı deterjanın Hammaddeleri
Büyük hacimlerde yüzey aktif organik bileşikler sabun ve deterjan üretiminde kullanılırlar. Lineer alkilbenzen sulfonat (LAS) ve yağ alkolü sülfatı, bunlara örnek oluştururlar. Aynı durum, sabunların ana maddesi olan yağ asitleri için de doğrudur. Bu amaçla oleum, sud kostik, çeşitli sodyum fosfatlar ve ürün ağırlığının %3 veya daha azını oluşturan, çok sayıdaki katkı maddelerin büyük bölümü satın alınır.

Köpük Ayarlayıcı Maddeler :
Bu maddeler ya köpüğün sabit kalmasını veya köpüğün azalmasını sağlarlar. Genellikle yüzey aktif madde ile birlikte kullanılırlar. Bu maddelerin ortak bir kimyasal yapısı yoktur. Genellikle her bir yüzey aktif madde için özel bir köpük ayarlayıcı kullanılır. Köpüğün kalıcı olmasını sağlayan maddelere örnek olarak, laurik etanolamit, alkilbenzen sülfonat ve laurik alkol-alkilsülfat verilebilir. Köpük azaltan maddeler genellikle hidrofobik
maddelerdir. Bunlara örnek olarak da uzun zincirli yağ asitleri, silikonlar ve hidrofobik iyonik olmayan yüzey aktif maddeler verilebilir.

•        Sıvı El Sabunu:
Sıvı el sabunu temelde bulaşık deterjanı imalatına benzer şekilde üretilir.Ancak elin yapısı daha farklı ve hassas olduğundan el sabunu yapımından farklılıklar mevcuttur.
Gerekli Malzemeler:
•        Sodyum Laureth Eter Sülfat (SLES)
•        Betain
•        KokoDiethanolamin
•        Gliserin
•        Tuz
•        Lauryl alkol
•        Sedef
•        Sodyum Alkan Sülfat
•        Formaldehit(Koruyucu)
•        Koku

Yapılışı: 790 lt su içerisinde120 kg SLES yedirilerek karıştırıldı.SLES karışımı tamamlandıktan sonra 30 kg KokoDiethanolamin kazana aktarıldı.15 kg lauryl alkol ,15 kg Sodyum Alkan Sülfat eklendi.Vizkosite ve pH ayarları yapıldı.2 kg Betain belirli miktarlarda gliserin, tuz ,sedef ve,formaldehit ilave edildi.Karışım kazandan çeşitli ebatlardaki bidonlara aktarıldı.





•        Camsil:
Cam gibi çizilebilen ve hassas yüzeye sahip olan bölgelerin temizlenmesinde kullanılan maddelerdir.
Kullanılan Malzemeler:
•        İzopropil alkol
•        Lutensol T08 (Oxo alkol)
•        Esans
•        Boyar madde
Yapılışı: 20 lt izopropil alkol ve 5 lt oxo alkol alınarak karıştırıldı.Alkolden gelen kokuyu gidermek amacıyla esans ilave edildi.Daha sonra boyar madde ilave edildi ve 300 lt'ye seyreltildi.Bidonlara aktarıldı.
•        Kir Ve Cila Sökücü:
Cilalı ve kirli yüzeyleri temizlemek amacıyla kullanılan likit malzemelerdir.
Kullanılan Malzemeler:Sodyum Alkan Sülfonat,İzopropil Alkol,Aseton,Solvent,Köpük giderici madde(Laurik etanolamit) ,Solvent ,Boyar madde,Esans,Su
Yapılışı: Gerekli malzemeler sırayla kazana aktarıldı. Seyreltme işlemi uygulandı ve karıştırlıdı
•        Kireç Çözücü:
Sert sulardan kaynaklanan ve lavabo,çaydanlık gibi bölgelerde birikmeye neden olan bölgeleri temizlemek amacıyla kullanılır.
Kullanılan Malzemeler:
•        Nitrik Asit
•        Su(H2O)
Yapılışı:50lt Nitrik asit ve 150 lt su kazana aktarıldı karıştırıldı. Daha sonra da bidonlara aktarıldı.
•        Bulaşık Makinesi Parlatıcısı:
Kullanılan Malzemeler:
•        Fosforik Asit ve Sitrik Asit
•        İzopropilalkol ve parlaklık sağlayan madde
•        Yapılışı:
150 ml Fosforik asit alındı.Sitrik asitin 1 kg'ı suda çözüldü.Bu ikisi karıştırıldı.5 lt izopropilalkol ilave edildi en son olarak da parlaklık sağlayan madde ilave edildi.60 kg'a seyreltildi.
Çamaşır Deterjanları:
Deterjanın Etkisini Arttıran Maddeler :
Bu amaçla daha ziyade sodyumtripolifosfat gibi kompleks fosfatlar kullanılır. Bu maddeler suda bulunan ve sertlik veren Ca ve Mg iyonlarını komleks oluşturarak bağladıklarından çökmeleri önlenmiş olur. Ayrıca suya geçmiş olan kirlerin çamaşır üzerine tekrar çökmesine mani olurlar. Kompleks polifosfatlar kullanılarak hazırlanmış bir deterjanla, karışım oranlarının iyi olması halinde iyi bir temizleme sağlanır. Deterjan etkisini


arttırdıklarından, deterjan maliyetini düşürürler. Deterjanların bileşiminde, yüzey aktif madde, köpük ayarlayıcı ve yüzey aktif maddenin etkisini arttıran maddeler yanında %3 oranında katkı maddeleri de bulunur.
    Deterjan Katkı Maddeleri :
   Korozyon inhibitörü olarak kullanılan sodyum silikat (Na SiO ), çamaşır makinesinin metal kısmını ve tabakları korur. Benzotriazol, Alman gümüşü gibi metalleri korur. Korozyon inhibitörlerinin etkisini artırır. Karboksimetil selüloz, tekrar çökmeyi önlemek için kullanılır. Kumaşının parlak olmasını sağlamak için UV ışını görünür ışına çevrilebilen floresan maddeler kullanılır: Mavileştiren maddeler, kumaşın sararma yatkınlığını önler. Ultramarin mavisi (çivit) gibi maddelerdir. Peroksijen yapılı ağartıcılar, yüksek sıcaklıkta etkili bileşiklerdir.
•        Protein Ve Kan Sökücü Deterjan:
Kullanılan Malzemeler:
•        Enzim
•        Sodyumbikarbonat
•        Tripolifosfat
Yapılışı:
60 kg enzim 60 kg sodyumbikarbonat ve 80kg tripolifosfat alındı.Toz halindeki malzemeler karışım haline getirildi ve ambalajlandı.
•        Makinalarda Yardımcı Yıkama Deterjanı:
Gerekli Malzemeler:
•        Sodyum silikat
•        Sodyumbikarbonat
•        Sodyumperborattetrahidrat
•        Tripolifosfat
•        Sodyumglukarat(NaC6H11O7)
Yapılışı:
Her bileşikten 50'şer kilo alındı ve toz malzemelerin karışımını sağlayan makineye konuldu.Daha sonra toz karışım 30 'ar kg'lık bidonlara aktarıldı
        Oksijenli Ağartıcı:
Gerekli Malzemeler:
•        Hidrojen Peroksit(H2O2)
•        Stebilizatör
•        Oxo Alkol
•        Esans
•        Boyar madde
Yapılışı: Malzemelerden öncelikle hidrojen peroksit tehlikeli patlayıcı bir maddedir.Malzemelerden uygun miktarlar alınarak karışım şağlandı.Daha sonra bidonlara aktarıldı.

•        Çamaşır suyu:
Bitkisel maddelerden yapılmış çamaşırları temizlemek ve beyazlatmak için kullanılan ve alkali hipoklorit halinde aktif kloru, bazen de sodyum perboratı içeren solüsyonlardır. Tüketicilere, çamaşır sularını, üzerinde belirtildiği oranda seyreltmeli (sulandırılmalı), kesinlikle cilde temas ettirilmemeli ve sadece keten ve benzeri çamaşırların temizliğinde kullanılmalı, ipekli ve yünlü çamaşırlarda kullanılmamalıdır.
Çamaşır suyunun Yapılışı:
Gerekli Malzemeler:
Sodyumhipoklorit (NaClO) 'in %5'lik çözeltisi, Su (H2O)
Yapılışı:
İlk önce Tarım Koruma'dan %30'luk Konsantre Sodyumhipoklorit (NaClO) çözeltisi alındı. .Sonra imalat yerinde %5'e seyreltirildi. Daha sonra kazanlarda yapılan karıştırma işlemi bitince bidonlara dolduruldu. En sonunda 5lt,10,20,30 litrelik bidonlara aktarılarak piyasaya sunulmak üzere hazır hale getirildi. Üretim yaptığımız firmada genellikle endüstriyel malzeme üretimi yapıldı.Toplu yaşanan hastane,okul gibi kurumlara satılmak üzere hazırlanan malzememize esans koku gibi ekstra ürünler kullanma ihtiyacı duymadık.

•        Tuz Ruhu:
En az % 18 hidroklorik asit ( HCl) içeren solüsyonlardır.% 35-37 lik hidroklorik asidin (HCI) seyreltilmesinden (sulandırılmasından) elde edilmiştir. Sadece hidroklorik asit kullanıldı bir başka asit karıştırılmadı.. Tuzruhu, kapalı ambalajlar ve cam veya polietilen kaplar içinde piyasaya sunumu yapıldı.Ağızları hava sızdırmayacak şekilde kapatıldı ve amyant veya polietilen conta kullanıldı.
Deterjanların Çevreye Etkisi :
   1960 ve 1970’lerde deterjanlar?n bileşimleri, çevreyi koruma düşüncesiyle hızlı değişimler uğramışlardır. Deterjanlardan kaynaklanan (sularda sürüklenen) fosfatlar, göl sularında ötrifikasyona neden olmakta ve bu nedenle deterjanlara fosfatların katılması, bazı ülkelerde yasaklanmış bulunmaktadır. Deterjan endüstrileri tarafından takınılan tavır, atık su işlem ünitelerinde özel işlemlerle atık sulardan fosfatların uzaklaştırılabileceği şeklindedir; ayrıca fosfatların zehirli olduğu konusu da yeterince ispatlanmamıştır ve bunların yerine başka maddelerin konulması da pek istenen bir çözüm yolu değildir. Sabun ve deterjan endüstrileri ve bunları donatanların karşı karşıya geldikleri muazzam bir görev, yeni


malzemelerin çevre üzerindeki etkilerinin araştırılmasıdır. Bu karmaşık problemin çözülmesinden önce, çok sayıda araştırmanın yapılması gerekmektedir.
   Su kirlenmesini kontrol ve önleme konusunun önem kazanması nedeniyle, ürün-geliştirme işiyle görevli kimyager ve kimya mühendisleri son yıllarda atık su işleme ünitelerinde ve yüzey sularında (akarsular) yer alan mikrobik etki tarafından, ev ve endüstri deterjanlarının, kolaylıkla bozundurulabilen türde olmaları üzerinde durmaktadırlar. Bu yeni parametre, deterjan endüstrisinin yeni ürünler geliştirmede göz önünde bulundurduğu işlerlik, yeterlik ve fiyat faktörlerine katılmıştır. Tetrapropilenden türetilmiş alkilbenzen sulfonat gibi bir kısım surfaktanlar, yavaş yavaş parçalanırlar ve geride kalıcı bir atık bırakırlar. Mikrobik etki tarafından surfaktanların kolay bozunabilirlikleri, biyolojik parçalanabilirlikleri olarak adlandırılır. Bu konuda testler ve standartlar ortaya konulmuştur. Bunun gibi standartlar, geniş bir uygulama alanı bulabilmek için, çevre koşullarında değişim genişliğine sahip olmalıdır. Yetersiz atık işlem prosesleri ile, yalnız kısmen parçalanabilen malzemeler, daha yapay biyolojik işlem sistemleri tarafından tamamıyla bozundurulabilirler. Nehir suyunun da yavaş yavaş yok olma ölçütü veya atık su işleme ünitelerinde kullanılan biyolojik proseslerin tekrarı, biyolojik parçalanabilirliğin ölçülmesinde kullanılan, yaygın testlerden sadece bir kısmıdır.
Birkaç yıldan bu yana yürütülen araştırma esas alınarak, deterjan endüstrilerinin daha kolay parçalanabilen deterjanlar kullanmaları için belirli bir tarih, 31 Kasım 1965 seçilmiştir. Tam bir dönüş herkesin amacıdır ve bu konuda atılan en önemli adım, tetrapropilen benzensülfonatın (TPBS) diğerlerinin yerini almasıdır. Bu deterjan malzemesi, deterjan endüstrisinin ham maddesidir. Bulaşık ve çamaşır yıkama deterjanlarında kullanılan yüzey aktif maddeler pazarında, ağırlık olarak %70’lik paya sahiptir. Yılda yaklaşık 250 milyon kg civarında bir tüketim gücüne erişmiştir. TPBS; Benzenin önce bir propilen tetramer ile alkillendirilmesi ve sonra, benzen halkasının sulfonasyonu ile üretilir. Propilen tetramer, dallanmış izomerlerin bir karışımından ibarettir ve pek azı, düz zincirli alkil gruplarına sahiptir. Daha kolay parçalanabilen yüzey aktif bir maddenin bulunabilmesi konusunda yapılan çalışma, alkil benzen oluşturmak için, düz zincirli bir hidrokarbon geliştirilmiştir. Düz zincirli maddeler, daha kolay parçalanabilen deterjanlar verir ve deterjan formülasyonuna kolaylıkla uyar. MADDE
Madde: Evrende yer kaplayan, hacmi, kütlesi ve eylemsizliği olan her şey madde olarak tanımlanır. Daha iyi bir tanım yapılması gerekirse, madde bir algı yada algılar bütünün sonucu olarak beyinde oluşan elektrik sinyallerinin yorumlanmasıdır. Madde doğada gaz, sıvı yada katı halde bulanabilir.
Maddenin Genel Özellikleri:
Maddeden maddeye farklılık göstermeyen sadece madde miktarı ile değişen özelliklere maddenin genel özellikleri denir.
Kütle: Cismin barındırdığı madde miktarı olarak tanımlanabilir. Eşit kollu terazi ile ölçülür. Bu ölçümde kilogram adı verilen bir birim  referans olarak kullanılır. Ölçmede esas olan karşılaştırma olduğu için herhangi bir cismin kütle değeri evrenin her yerinde sabittir.
1887 yılında referans bir kilogram olarak kabul edilen Platin-İridyum karmışımı silindir. Fransanın Serves Kentinde Uluslararası  Ağırlık ve Ölçümler Bürosunda korunmaktadır. 3,9 cm boyunda ve 3,9 cm çapında ki bu silindirin, platin-iridyum alaşımından yapılmasının nedeni bu alaşımın çok kararlı olmasıdır. Bu kararlılığı sayesinde yıllarca hiçbir kayba uğramadan saklanabilir.
Ağırlık: Cisme uygulanan yerçekimi kuvvetine ağırlık denir, birimi Newton dur. Ağırlık yerçekimine bağlı olduğu için kütle değişmezken  ağırlık ölçüldüğü bölgenin yer çekimi ivmesine bağlı olarak değişir.
Hacim: Cismin evrende kapladığı yere hacim denir. Her hangi bir cisim için hacim ortamın sıcaklığına ve basınca göre değişebilir.
Eylemsizlik: Maddenin durumunu koruma eğilimine eylemsizlik adı verilir. Örneğin duran bir cisim herhangi bir kuvvet etkisinde kalmadığı sürece hareket etmez. Hareket eden bir cisim de herhangi bir kuvvet altında kalmadığı sürece durmaz.
Maddenin Ayırt Adici Özellikleri:
Her madde için sabit bir değeri olan ve maddelerin birbirinden ayırt edilebilmesini sağlayan özelliklere maddenin ayırt edici özellikleri denir.
Ayırt Edici Özellik   Katı   Sıvı   Gaz
Özkütle   +   +   +
Genleşme   +   +   -
Esneklik   +   -   -
Çözünürlük   +   +   +
İletkenlik   +   +   +
Kaynama Noktası   -   +   -
Erime Noktası   +   -   -
Donma Noktası   -   +   -

Öz Kütle: Birim hacimdeki kütleye öz kütle denir.
Genleşme: Isının etkisi ile cismin boyunda ve yüzeyinde meydana gelen değişikliklere genleşme denir.
Esneklik: Bir kuvvetin etkisi ile maddenin şeklinde meydana gelen değişikliğe esneklik denir.
Çözünürlük: Bir maddenin diğer madde içerisinde çözünme oranına çözünürlük denir.
İletkenlik: Maddenin elektronları bir noktadan bir noktaya ilete bilme özelliğine iletkenlik denir.
 
     (Su için erime-donma ve kaynama- yoğunlaşma grafiği)
Kaynama Noktası: Sıvı haldeki bir maddenin kaynaması için gerekli olan sıcaklık değeri.
Yoğunlaşma Noktası: Gaz haldeki bir maddenin sıvı hale geçebilmesi için gerekli olan sıcaklık değeri.
Erime Noktası: Katı haldeki bir maddenin sıvı hale geçebilmesi için gerekli olan sıcaklık değeri.
Donma Noktası: Sıvı haldeki bir maddenin katı hale geçebilmesi için gerekli olan sıcaklık değeri.
 
Elementler: Aynı cins atomlardan meydana gelen maddelere element adı verilir.
•         Saf ve homojen maddelerdir
•         En küçük yapı taşları atomdur
•         Belirli bir erime ve kaynama noktaları vardır
•         Öz kütleleri sabittir
•         Kimyasal ve fiziksel yöntemlerle ayrıştırılamazlar
•         Sembollerle gösterilirler
Bileşikler: Farklı cins atomların belli oranlarda bir araya gelerek oluşturdukları maddelere bileşik adı verilir.
•         Saf ve homojen maddelerdir
•         Bileşikleri oluşturan maddeler kimyasal özelliklerini kaybederler
•         Bileşikleri oluşturan maddeler belli oranlarda bir araya gelirler
•         Kimyasal yollarla ayrıştırılabilirler
•         Belirli bir erime ve kaynama noktaları vardır
•         Özkütleleri sabittir
•         Formüllerle ifade edilirler
Karışımlar: Birden fazla maddenin kimyasal özellikleri değişmeyecek şekilde rasgele oranlarda bir araya getirilmesi ile oluşturulan yeni maddelere karışım adı verilir.
•         Saf değildirler
•         Karışımı oluşturan maddelerin kimyasal özellikleri korunur
•         Fiziksel yollarla ayrıştırılabilirler
•         Erime ve kaynama noktaları sabit değildir
•         Sabit bir özkütleleri yoktur
•         Karışımı oluşturan maddeler arasında sabit bir oran yoktur
Karışımlar homojen ve heterojen olmak üzere ikiye ayrılırlar.
Homojen Karışımlar: Her yerinde aynı özellikleri gösteren karışımlara homojen karışım denir. Çözelti olarak ta adlandırılan homojen karışımlar tek bir madde gibi davranırlar.
Heterojen Karışımlar:değişik yerlerinde farklı özellikler gösteren karışımlara heterojen karışımlar denir.
Heterojen karışımlar emülsiyon ve süspansiyon olmak üzere ikiye ayrılırlar.
Emülsiyon: Bir sıvının başka bir sıvı içinde oluşturduğu heterojen karışımlara emülsiyon karışım adı verilir.
Süspansiyon: Bir sıvı içerisinde bir katının tam olarak çözülmeyip küçük zerrecikler halinde dağılmasıyla oluşan heterojen karışımlara emülsiyon karışım adı verilir.



Sayfa: [ 1 ]