|
||
| Ben Züleyma! Ortadoğu kokusunu taşıyan kız, Adım tarihe hizmetkar insana köle yazılan yılan kadar soğuk aşk kadar sıcak kara gözlü, kara kaşlı, kara saçlı beyaz renkli beyaz benekli beyaz kalpli kan rengi dudaklarını tarihe adamış aşkın üşengeçliğinden sonra üstüne vazife alarak tarihe haram sözler yazdırmayan Ben, Züleyma! Önce söyleyim ki bilesin Ben, Züleyma! şeytanla pazarlıktan tiksinti duyan kız seni sevmek kadar vefa sahibi senden ölmek için asil yürekli kız elinde mekik tezgahı örerek seni bir bir eskiten kilim tüccarı ilim tüccarı belki de... Züleyma dendi mi bil ki ben varım senin ruh aynana aşk fısıldarım mezopotomya dağlarına kar düşdü beni aldılar ebu gureyb köşkünden getirdiler afgan çiçekli kudüse meryem anayı özledikçe isa gibi gerildi bedenim ruhum aşk kelimesiyle savaşırken bir postal çizgisinde bölündüm Ben, Züleyma, Kara kitapların yalın sözlerinden Dinsel savrukluğu yırtıp atan kız elinde meşalesi dervişliğin senin ruhunu yakan kız var gel diyen divanelerin derdini yunusa satan kız saddam düşmanlığımın sonuncu günü bütün ipliğimi pazara çıkardılar ebu gureybin ardındaki adımı kudüs tapınağında kutsadılar "camiler post kavgasına düşmüştü aşkımızın V kayışında" Ben Züleyma Ortadoğunun kanaviçe renkli sözü yani vatan yani can yani insan ... Sen kimsin Sakın deme ŞairiM!!! ... |
||